Kalemtıraş nedir, Kalemtıraş ne demek
Kalemtıraş; kökeni arapça, farsça dillerine dayanır.
- Kurşun kalemlerin ucunu açmak için kullanılan türlü biçimlerdeki keski, kalem açacağı.
- Kamış kalemleri açmak için kullanılan uzun saplı küçük bıçak

Kalemtıraş hakkında bilgiler
Kalemtıraş veya kalemaçacak, kalemlerin uçlarını tıraş etmede kullanılan kırtasiye malzemesidir. Elektrikli ve elle çalışan kalemtıraşlar vardır. Genelde çelik bir kesici bölüm ve onu tutan plastik bir dış yüzeyden oluşur.
Fransız matematikçi Bernard Lassimone, 1828'de kalemtıraş için ilk patenti alan kişi oldu (Fransız patenti, numara #2444). Therry des Estwaux ise elle çalışan ilk kalemtıraşı icat etti. İlk ABD kalemtıraşı için ise Walter K. Foster, 1855 yılında patent aldı. Elektrikli kalemtıraşların ofislerde kullanım için icat edilmesi 1917'yi buldu. Ancak versatil kalemlerin icat edilmesi ve kullanımındaki artış, kalemtıraşların önemini bir ölçüde azalttı.
Kalemtıraş kısaca anlamı, tanımı:
Kalem : Yontma işlerinde kullanılan ucu sivri veya keskin araç. Yazma, çizme vb. işlerde kullanılan çeşitli biçimlerde araç. Bazı deyimlerde yazı. Çeşit, tür. Yazar. Resmî kuruluşlarda yazı işlerinin görüldüğü yer.
Kale : Genellikle bir düşüncenin savunulduğu, sürdürüldüğü yer. Düşmanın gelmesi beklenilen yollar üzerinde, askerî önem taşıyan şehirlerde, geçit ve dar boğazlarda güvenliği sağlamak için yapılmış olan kalın duvarlı, burçlu, mazgallı yapı, kermen. Takımla oynanan bazı top oyunlarında topun sokulmasına çalışılan yer. Malatya iline bağlı ilçelerden biri. Satranç tahtasının dört köşesine dikilen, tahtanın bir tarafından diğer tarafına kadar düz olarak boş hanelerde gidebilen kale biçiminde taş. Denizli iline bağlı ilçelerden biri.
Kurşun : Bu elementten yapılmış. Atom numarası 82, atom ağırlığı 207,21, yoğunluğu 11,3 olan, 327,4 °C'de eriyen, yumuşak ve bükülgen, mavimtırak esmer renkte bir element (simgesi Pb). Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlarda kullanılan mermi.
Açmak : Beğenmek. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Yapmak, düzenlemek. Alanını genişletmek. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Rengin koyuluğunu azaltmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Alışverişi başlatmak. Geçit sağlamak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Ayırmak, tahsis etmek. Ferahlık vermek. Görünür duruma getirmek. Savaşla almak, fethetmek. Yarmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Engeli kaldırmak. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Yakışmak, güzel göstermek. Bir konu ile ilgili konuşmak.
Türlü : Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek. Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif.
Biçim : Yakışık alan şekil, uygun şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Herhangi bir şeyin benzeri. Tarz. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Biçme işi.
Keski : Pulluk gövdesi önüne takılan ve toprağı kesip ayıran, bıçak veya disk biçiminde çelikten yapılmış pulluk parçası. Demir ve sac kesmek için üzerine çekiçle vurularak yürütülen keskin araç, tırnak. Ağaç, taş, metal vb.ni yontmaya yarayan, bir ucu keskin çelik araç.
Kamış : Buğdaygillerden, sulak, nemli yerlerde yetişen, boğumlu, sert gövdesi olan bitkiler (Phragmites australis). Erkeklik organı. Bu bitkiden yapılmış. Sıvı içecekleri bardak veya şişeden kolayca içmek için kullanılan ince, plastik boru, pipet.
Küçük : Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Küçük abdest. Kısık, parlak olmayan (ses). Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Geri aşamada.
Tıraş : Kesilme ve kazınma zamanı gelmiş saç ve sakal. Yalan, asılsız, bıktırıcı, gereksiz söz. Erkek saçını belli bir biçim vererek kesme. Saç veya sakalı kesme işi, yülüme. Bir şeyin üzerindeki pürüzleri alma, belli bir biçim vermek için yontma.
Diğer dillerde Kalemtıraş anlamı nedir?
İngilizce'de Kalemtıraş ne demek? : n. sharpener, pencil sharpener
Fransızca'da Kalemtıraş : taille-crayon [le]
Almanca'da Kalemtıraş : Bleistiftspitzer

Bu kısımda Kalemtıraş nedir? Kalemtıraş ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kalemtıraş tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kalemtıraş hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.