Whipworm türkçesi Whipworm nedir
- Trichuridae ailesinde bulunan, birkaç türü köpek, kedi ve diğer memelilerde parazitlenen nematod cinsi, trichuris.
- Kamçı kurdu.
- Kırbaç solucanı.
- Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Yuvarlak solucanlar (aschelminthes) sınıfının, iplik solucanları (nematodes) takımından, ön tarafı ince ve uzun bir kırbaç biçiminde türleri olan ilkel bir solucan cinsi.
- Kamçı solucanı.
- Kırbaç kurdu.
- Boyu 5 cm., eni gözle hemen görülemeyecek incelikte olan ve yurdumuzda çok yaygın bulunan kalın bağırsak asalağı. (evcil hayvanlarda yaşayan soydaş türleri vardır.).
- İnsan bağırsaklarında enfeksiyona yol açabilen asalak bir kurtçuk.
- Kırbaçkurdu.
Whipworm ingilizcede ne demek, Whipworm nerede nasıl kullanılır?
Dog whipworm : Köpek kırbaçkurdu. Kırbaçkurtları familyasından olup, başta köpek olmak üzere kimi etçillerin kalın ve körbağırsağında yaşayan incecik solucan.
Whipworms : Kamçı kurdu. Kırbaç kurdu. Yemek boruları kılcal, yumurtalıkları tek, ön uçları ince bir kırbacı andıran yuvarlak solucanlar familyası. (çeşitli türleri insanların ve çeşitli hayvanların kalın bağırsağında yaşamaktadır.). İnsan bağırsaklarında enfeksiyona yol açabilen asalak bir kurtçuk. Kırbaç kurtları.
Whip aerial : Çubuk anten.
Whip and derry : Palanga. Değirmen kolu.
Whip antenna : Çubuk anten.
Whip in : Girivermek. Partiyi bir arada tutmak. Av köpeklerini idare etmek.
Whip from : Kapmak.
Whip off : Hızla çıkarmak. Bir koşu gitmek. Götürmek. Çabucak gitmek. Uçurmak.
Whip on : Çabucak giymek. Kamçı ile dürtmek. Üstüne geçirivermek.
Whip appeal : Hayvanı kırbaçla çağırma. Kırbaçla çağırma.
İngilizce Whipworm Türkçe anlamı, Whipworm eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Whipworm ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fabric : Bez. Çatı. Yapı. Dokuma. Bir kayacın iç yapısı. (iç yapı, kayacın oluşum koşullarına bağlı olduğundan belli başlı doku örneklerinde, kayaç cinslerine göre şöyledir: a) kor kayaçlar. 1. kristal: kayaç yapıcı minerallerin hepsi kristal biçimi göstermektedir, aralarında bağlayıcı madde yoktur. kristal dokunun şu cinsleri vardır: a) tüm kristal: kayacı yapan bütün mineraller kristallenmişlerdir. b) yarı kristal: kristallenmiş yapıcılar arasında camsı madde de vardır. c) iri kristalli: kristallenmiş yapıcılar çıplak gözle görülebilmektedirler. ç) ince kristalli: kristal yapıcılar ancak mikroskopla seçilebilmektedir. d) taneli: kristallenmiş yapıcıların büyüklük ve biçimleri ortalama özdeştir. iri, ufak ve sık taneli dokular vardır. 2. camsı: kayaç tüm ya da büyük çoğunlukla, camsı bir madde ile yapılıdır. 3. porfirsi: sık taneli ya da camsı bir kayaç hamuru içinde kendine özgü kristal biçimi gösteren kristaller vardır. 4. camsı porfirsi: kayaç hamuru büsbütün camsı maddedir ve bu hamur içinde iri kristaller bulunmaktadır. 5. akış izli doku: kayacın geldiği magmanın akış yönü, kayaç hamurundaki kristalciklerin sıralanışından ve camsı maddenin biçiminden bellidir. 6. yuvarsı doku: camsı madde ile yapılı kayaç hamurunda, özekten ışınsal ve küresel biçimler vardır. a) tortul kayaçlar. doku genellikle birikme koşullarına uygun olarak katlıdır. c) başkalaşım kayaçları. mineralleri az çok özdeş zamanda kristallendiklerinden, bu kayaçlarda, genellikle kristal başkalaşım dokusu bulunur: a) mozaiksi doku: kayacın mineralleri taneli biçim gösterir. b) eşit doku: kayacın minerallerinin taneleri ortalama birbirine eşit büyüklüktedir. c) değişik doku: minerallerin tane büyüklükleri çeşitlidir. ç) porfirsi başkalaşım dokusu: taneli kayaçta, ötekilerinden sonra ve çok daha büyük tane büyüklüğünde gelişmiş kristaller vardır. d) porfir kırıklı doku: başkalaşımdan önce oluşmuş kristaller, kayaçta kalıntı durumunda bulunur. İskele. Doku. İnşa. Kumaş.
Material : Bez. Bir iş yapmak için kullanılması gereken aygıt ya da özdek. Bedensel. Malzeme. Maddesel. Gereç. Zaruri. Kumaş. Madde.
Whipworms : Yemek boruları kılcal, yumurtalıkları tek, ön uçları ince bir kırbacı andıran yuvarlak solucanlar familyası. (çeşitli türleri insanların ve çeşitli hayvanların kalın bağırsağında yaşamaktadır.). Kırbaç kurtları.
Cloth : Örtü. Rahiplik. Bez örtü. Din adamlığı. Bez. Çaput. Yelken. Cilt bezi. Dokuma. Kumaş.
Cord : Bağlamak. Şerit. Fitilli kadife giysi. Kordon. Dışlastiğin katmanlarına katılan pamuk, ipek, naylon gibi iplikler. Elektrik akımı ileten, üzeri yalıtkanla örtülü, çeşitli boydaki madenden kalın tel. Kablo. Sicim. İp. İple bağlamak.
Textile : Dokuma. Dokuma kumaş. Dokunmuş kumaş. Dokuma işleri. Mensucat. Tekstil. Tekstil ürünü. Dokumacılık.
Whipworm ingilizce tanımı, definition of Whipworm
Whipworm kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A nematode worm (Trichocephalus dispar) often found parasitic in the human intestine. Its body is thickened posteriorly, but is very long and threadlike anteriorly.

Bu kısımda Whipworm kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Whipworm ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Whipworm anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Whipworm ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.