Cord türkçesi Cord nedir

  • Odun tartı birimi.
  • Şerit.
  • Yüksek akım çekebilen, telleri kalın bir yalıtkanla kaplı kordon.
  • Kablo.
  • [#bağ Bağlamak].
  • Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • İple bağlamak.
  • Fitilli kadife giysi.
  • Fitilli kadife.
  • Sicim.
  • Fitil.
  • Elektrik akımı ileten, üzeri yalıtkanla örtülü, çeşitli boydaki madenden kalın tel.
  • Bağlamak (kablo vb).
  • Bağ.
  • Dışlastiğin katmanlarına katılan pamuk, ipek, naylon gibi iplikler.
  • Lastik ipliği.
  • Kordon.
  • Bağcık.
  • İp.

Cord ile ilgili cümleler

English: He connected the cord to the machine.
Turkish: O, kordonu makineye bağladı.

English: That extension cord looks dangerous to me. You see where it's frayed there?
Turkish: Bu uzatma kablosu bana tehlikeli gibi görüyor. Nereden yıprandığını görüyor musun?

English: Ali was very cordial.
Turkish: Ali çok candandı.

English: After the iron had cooled off, Mary wrapped the electrical cord around the iron, put the iron back on the shelf, folded up the ironing board, and put it away back in the closet.
Turkish: Ütü soğuduktan sonra Mary elektrik kablosunu ütüye sardı, ütüyü tekrar rafa koydu, ütü masasını katladı ve onu yine dolaba kaldırdı.

English: This extension cord is too short.
Turkish: Bu uzatma kablosu çok kısa.

Cord ingilizcede ne demek, Cord nerede nasıl kullanılır?

 

Cord circuit : Kordon devresi.

Cord grip : İp sargı. Kaymayı önlemek için, cirit sapının ağırlık noktasındaki tutağına sarılmış olan ip.

Cord tyre : Kord bezli lastik.

Cord velvet : Fitilli kadife.

Spinal cord injury : Spinal kord hasarlanması. Batıcı yabancı cisimler, kısmi omur çıkıkları veya kırıkları gibi nedenlerle oluşan omurilik yaralanması. Spinal kord hasarı. Omurilik zedelenmesi. Spinal kord yaralanması sekeli.

Answering cord : Cevap kordonu.

Communication cord : İmdat freni.

Spinal cord lesions : Omurilikle ilgili hastalıklar. Spinal kanal lezyonları. Omurilik lezyonu.

Electric cord : Elektrik kordonu.

Navel cord : Göbek bağı. Göbek kordonu.

İngilizce Cord Türkçe anlamı, Cord eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cord ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Filleting : Şerit takmak. Pervaz. Bant. Fileto kesmek. Bantlamak. Fileto yapmak. Saç bandı. Tiriz. Kemiksiz et.

Affix : Son ek veya ön ek. Cümle içinde kelimeler arasında geçici anlam ilişkileri kurmak veya yeni bir kelime türetmek üzere kök ve gövdelerin sonuna eklenen ses veya seslerden oluşan öge. dünya dillerinde, ekler, kelimedeki eklenme yerlerine göre ön ek, iç ek ve son ek olmak üzere üç türlüdür. türkçedeki eklerin hepsi de son ek türündedir. ekler görevleri bakımından çekim ekleri ve yapım ekleri olmak üzere ikiye ayrılır. bk. çekim eki, yapım eki. Eklemek. Pul yapıştırmak. Koymak. Basmak (damga). Yapıştırmak (pul). Takmak.

Clothesline : Elbiselerin kuruması veya havalanması için asıldığı ip. Çamaşır ipi.

Band : Fasıla. Tenis, bilgisayar, fizik, gitar, uzay, kimya, madencilik, masa tenisi, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Birleşmek. Boş film yapımında kullanılan, üzeri duyarkatla örtülü, çok geniş bir tabandan film boylarına göre istenilen ende kesilmiş parçalardan her biri. bir filmin, boşfilmden dolu filme kadarki bütün çeşitlerini anlatır genel terim. henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler. (kötü anlamda) dikkate değer hiç bir özellik taşımayan, sıradan sinema yapıtı. Ağın üst kenarında, içinden germe telinin geçtiği uçkurluk. Bant. Sargı. Bantlamak. Koşut ve birbirine yakın iki çizgi arasında kalan alan parçası; tayfda birbirin yakın iki dalga boyu arasında kalan parça. Moleküllerin dönme erke düzeyleri arasındaki geçişlerin oluşturduğu görünge çizgilerinin bütünü.

 

Detonator : Kapsül. Fünye. Sis sinyali. Patlatıcı. Fünye (patlayıcı). Ateşleyici parça. Funya. Kapçık.

Lashing : Halat. Bağlama. Azarlama. Azar. Fırça atma. Kırbaçlama. Kamçılama. Kırbaçlama cezası. Palamar.

Cording : Kütükleri yığmak.

Flex : Germek. Esnetmek. (kas) kasmak. Kasmak. Tel. Bükmek (kası). Bükmek. Esnek kablo.

Braid : Örmek (saç). Tutturmak. Bant. Saçını örmek. Örgü. Örülmüş şey. Örmek. Saç örgüsü. Saçını örgü yapmak.

Cord synonyms : sash line, cubic measure, volume unit, apron string, cubature unit, piping, cubage unit, chenille cord, pipings, log line, displacement unit, cord velvet, edging, hawser, binder, roped, wick, setons, line, portfire, corduroy, ripcord, bootlace, affiliates, gut, cable, funicle, cordoning, perpendicular, leads, candlewick, shoelace, sash cord.

Cord zıt anlamlı kelimeler, Cord kelime anlamı

Untie : Çözmek. Çözülmek. Açmak. Halletmek.

Cord ingilizce tanımı, definition of Cord

Cord kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To bind with a cord. To ornament or finish with a cord or cords, as a garment. A string, or small rope, composed of several strands twisted together. To fasten with cords. To connect with cords.