Window box türkçesi Window box nedir

  • Çiçeklik (pencere).
  • Pencere ağırlık dolabı.
  • Jardiniyer.
  • Çiçeklik.
  • Pencere önü çiçeklik.

Window box ingilizcede ne demek, Window box nerede nasıl kullanılır?

Window : Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtlarda mercek ardında yer alan ve film üzerine açılan, pencereyi belirleyen dikdörtgen delik. Gösteriş. Pencere. Bir şeyi yapmak için elverişli zaman bölümü. Cam. Pencere menüsü. Radarı şaşırtmak için uçaktan saçılan mermi. Vitrin. Camekan.

Box : Saplama kutusu. 1.50 m. uzunluk, 1.10 m. yükseklik ve 0.50 m. genişliğinde, alttan başlayarak 30, 25, 20,15, 10 cm. yükseklikteki beş parçasıyla yüksekliği ayarlanabilen bir atlama aracı. Tiyatrolarda dört beş kişilik özel bölmeli seyir yeri. Kutu. Atletizm, bilgisayar, jimnastik, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Orta çağda oyun yeri (bk. simultane) tiyatroda özel seyir yeri. barok çağda italya'da ilk kez olarak kullanıldı. Sırıkla atlamada, yarışçıların sıçrayıp havalanmak için sırıklarını sapladıkları maden ya da tahtadan yapılmış yamuk kutu. Sinemalarda salonun dip bölümünde sıralanan, bazen yanlara doğru da uzanan, birbirinden ince bölmelerle ayrılmış beş altı kişilik özel izleyici yerleri. Loca. Kasa.

 

Window and help : Pencere ve yardım.

Window arranging : Pencere düzenleme.

Window bar : İspanyolet. Pencere çubuğu.

Window blind : Güneşlik. Panjur. Pencere storu.

İngilizce Window box Türkçe anlamı, Window box eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Window box ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Receptacle : Kap. Muhafaza. Havuz. Priz. Hazne. Depo. Yuva. Duy. Reseptakulum.

Flower garden : Gülistan. Çiçek bahçesi.

Bed : Altında ve üstünde bulunan kayaçlardan gözle ya da fiziksel olarak az çok açıkça ayrılabilen, kalınlığı 1 cm'den az olmayan tortul kayaç birimi. Sabitleştirmek. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Yatak. Zemin. Genel olarak, birkaç katmandan oluşmuş kayaç birimi. Temel. Kalmak. Oturtmak.

Beds : Yatacak yer. Katman. Yatak. Mezar. Tarh. Tabaka. Nehir yatağı. Zemin. Temel.

Planter : Saksı. Çiftlik sahibi (büyük). Plantasyon sahibi. Tohum serpme makinesi. Tohum makinesi. Dikici. Sömürgeci. Fidan dikme makinesi. Ziraatçı.

Parterres : Parter. Çiçek bahçesi. Kısımlanmış çiçek bahçesi. Sahnenin bulunduğu kat. Gösteri salonlarında yerkatı. Parter (tiyatro terimi).

Vase : Vazo. Saksı.

Flower bed : Çiçek tarhı. Tarh. Ocak.

Flower head : Başçık. Sapsız çiçeklerin etlenmiş bir ana eksen üzerinde sık ve çok sayıda yerleşerek oluşturdukları rasemöz çiçek durumu. kapitulum. kemiğin ucundaki düğme şeklinde şişkinlik. 3.kılın ya da tentakülün şişkin ucu. 4.böcek anten probosisinin genişlemiş ucu. Bir sap ucundaki küçük çiçekler demeti (kompozit bitkilerde).

Parterre : Parter. Kısımlanmış çiçek bahçesi. Parter (tiyatro terimi). Gösteri salonlarında yerkatı. Çiçek bahçesi. Sahnenin bulunduğu kat.