Winking türkçesi Winking nedir

Winking ile ilgili cümleler

English: Ali is winking at Ken.
Turkish: Ali Ken'e göz kırpıyor.

Winking ingilizcede ne demek, Winking nerede nasıl kullanılır?

Winking in estrus mare : Kızgınlık gösteren kısrağın arka bacaklarını açarak uzatması, kuyruğunu kaldırarak yana çalması, kalçasını aşağıya düşürmesi ve kısmen içi dışına çıkarılacak biçimde kontraksiyon yapıp vulva dudaklarını göz kırpar gibi açıp kapatarak ereksiyona uğramış klitorisi 2-3 dakika süreyle göstermesi. Klitoris teşhiri.

Easy as winking : Kolayca. Çok kolay. Çok basit.

Like winking : Kaşla göz arasında. Aniden. Göz açıp kapayıncaya kadar.

Hoodwinking : Kafeslemek. Gözlerini bağlamak. Dalgaya gelmek. Aldatmak. Kandırmak. Gözünü boyamak. Oyuna getirmek. Göz boyamak. Gizlemek.

Unwinking : Tetikte. Dik dik bakan. Tetikte olan. Uyanık.

Tip the wink : Kaş göz etmek. Uyarmak. Tiyo vermek. Tüyo vermek.

In a wink : Bir anda. Kaşla göz arasında.

As quick as a wink : Bir çırpıda. Şipşak. Çabucak. Göz açıp kapatana kadar. Göz açıp kapayıncaya kadar. Göz açıp kapayıncaya dek.

Not to sleep a wink : Gözünü kırpmamak. Gözünü kırpmama.

Tip somebody the wink : Gizlice uyarmak. Tiyo vermek.

İngilizce Winking Türkçe anlamı, Winking eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Winking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Trims : Düzeltmek. Uçlarından almak (saç). Yenmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Süslemek. Budamak. Azarlamak. Ayarlamak. Bir kurgu sonunda geriye kalan film parçaları. Kırpıntı (film).

Twinkle : Pırıltı. Titrek parlamak. Parıltı. Parıldamak. Parlamak (gözler). Göz kırpmak. Parlamak. Işıldamak. Pırıldamak.

Retrenchments : Tasarruf. Kısaltma. Personel sayısını düşürme. Kısma (masrafları). Azaltma. Azaltma (masrafları). Metris içi hendek. Personel sayısını azaltma. Personel sayısında daralmaya gidilmesi.

Blinking : Lanet olası. Selektör. Boşu boşuna. Kırpışan. Allah'ın cezası. İşıldama. Yanıp sönme. Işıldayan.

Eyewink : An. Göz kırpması. Tek bir an. İz. Çok kısa zaman süresi. Lahza. (arkaik) bakış. İma. Göz atma.

Palpebration : Palpebrasyon.

Nictitating : Göz kırpmak.

Reflex action : Refleks hareket. İstenç dışı hareket. İstençdışı hareket. Tepke hareketi.

Twinkled : Parlamak (gözler). Göz kırpmak. Parıldamak. Pırıltı. Titrek parlamak. Göz kırpıştırmak. Işıldamak. Parlamak. Pırıldamak.

Winking synonyms : innate reflex, instinctive reflex, inborn reflex, eye blink, reflex response, blink of an eye, elipping, shut, physiological reaction, clipping, twinkling of an eye, unconditioned reflex, curtate, reflex, eyewinks, wink, twink, twinkles, trimming, retrenchment, twinkling, nicking, nictitation, nictation, crop from, shearings, closed, shearing, blink, cock of the eye, cropping.

Winking zıt anlamlı kelimeler, Winking kelime anlamı

Open : Genişletmek. Bildirmek. Fora etmek. Açık (kapı). Dürüst. Ferah. Hiçbir perdeye basılmaksızın tellerin açık bırakıldığı veya tüm tellerin herhangi bir perdeden tek parmakla kapatıldığı durumlarda bile sık kullanılan akorların elde edilebildiği akortlama biçimi. Karara bağlanmamış. Açmak. Açık.