Twinkled türkçesi Twinkled nedir

Twinkled ile ilgili cümleler

English: Tom's eyes twinkled.
Turkish: Tom'un gözleri parladı.

Twinkled ingilizcede ne demek, Twinkled nerede nasıl kullanılır?

In the twinkle of an eye : Göz açıp kapayıncaya kadar. Kaşla göz arasında.

Twinkle : Parıltı. Göz kırpma. Göz kırpmak. Işıldamak. Göz kırpıştırmak. Titrek parlamak. Pırıldamak. Parıldamak. Parlamak (gözler). Pırıltı.

Twinkler : Göz kırpan veya kırpıştıran kimse veya şey. Parlayan. Işıldayan. Kırpan veya kırpıştıran kimse (genellikle gözlerle alakalı). Göz kırpan.

Twinklers : Kırpan veya kırpıştıran kimse (genellikle gözlerle alakalı). Işıldayan. Parlayan. Göz kırpan. Göz kırpan veya kırpıştıran kimse veya şey.

Twinkles : Işıldamak. Parlamak (gözler). Göz kırpmak. Parlamak. Pırıldamak. Göz kırpma. Titrek parlamak. Göz kırpıştırmak. Parıldamak. Pırıltı.

Twinkling : Parıldayan. Işiközlerinin enine dalgalar halinde titreyerek yayılması. Pırıldama. Işık titremesi. Çok kısa zaman. Gariplik. Pırıltı. Parıldama. Titrek ışık.

Twin bill : Suretli fatura. (tek film fiyatına) iki film birden.

In the twinkling of an eye : Göz açıp kapayıncaya kadar. Göz açıp kapatana kadar. Kaşla göz arasında. Göz açıp kapayıncaya dek.

 

Twin bed : İkiz yatak. 99 x 190 cm boyutlarında tek kişilik yatak. French yatak. İki kişilik bir odadaki tek kişilik iki yataktan her biri. Tek kişilik yatak. Çift yatak. Birleştirilen iki tek kişilik yataktan biri.

Twink : Ceza vermek. Penaltı vermek (ingiliz argosu). Cezalandırmak. Işıldamak. Cıvıldamak. Şangırdamak. Cik cik sesi çıkarmak. Göz kırpma. Şakırdamak. Göz kırpmak.

İngilizce Twinkled Türkçe anlamı, Twinkled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Twinkled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Glance : Bakış. Kısa bakış. Göz gezdirmek. Kısaca bakış. Bakmak. Göz atmak. Göz. Bakıvermek.

Gleams : Işımak. Parlaklaşmak. Parıltı. Yalkı. Işın yaymak.

Glitter : Işıltı. Parlaklık. Göze çarpmak. Göz almak. Parıltı.

Beam : Yayın yapmak. Sinyal vermek. Parlamak (yüzü). Gözlerinin içi gülmek. Neşretmek. Belli bir doğrultuda giden, ışından daha kalın tanecikler topluluğu. Gözleri parlamak. Koşut doğrultuda yayılan ışın kümesi. Belirli bir yönde yol alan ışınım; özellikle ışın demeti ya da elektron demeti. İşık ışınlarının oluşturduğu demet.

Clink : Tıkırdatmak. Şangırdatmak. Çınlatmak. Tıngırdamak. Çınlama. Çınlamak. Şıkırdatmak. Tıkırdamak. Şıkırdamak. Tınlama.

Twinkling of an eye : Çok kısa zaman dilimi. Kısa an.

Sheening : Perdah yapmak. Parıltı. Revnak. Ot. Esrar. Parlaklık.

Twinkled synonyms : nictitating, effulges, effulge, brighten, twink, winkle, bicker, eyewink, made eyes at, blow up, adjusts, wink, tink, nictitate, go, coruscating, eyewinks, bickered, bickers, twinkling, flicker, glanced, glinting, nictitated, blaze, glared, brightens, glister, twinkle, nictating, blinks, burn, cock of the eye.

 

Twinkled zıt anlamlı kelimeler, Twinkled kelime anlamı

Even : Hatta. Düzlemek. Düzleşmek. Tesviye etmek. (sayı) çift. Bile. Çift. Düzletmek. Eşit olarak bölüştürmek.

Ironed : Buruşuklukları ütü ile düzeltilmiş olan. Ütülenen. Ütülenmiş. Ütülü.

Smooth : Düzlemek. Yumuşak. Akıcı. Sakin. Tesviye etmek. Şık. Tatlı. Sistirelemek. Düz. Hoş.