Twinkler türkçesi Twinkler nedir

  • Parlayan.
  • Göz kırpan.
  • Kırpan veya kırpıştıran kimse (genellikle gözlerle alakalı).
  • Işıldayan.
  • Göz kırpan veya kırpıştıran kimse veya şey.

Twinkler ingilizcede ne demek, Twinkler nerede nasıl kullanılır?

Twinklers : Kırpan veya kırpıştıran kimse (genellikle gözlerle alakalı). Parlayan. Göz kırpan. Göz kırpan veya kırpıştıran kimse veya şey. Işıldayan.

In the twinkle of an eye : Kaşla göz arasında. Göz açıp kapayıncaya kadar.

Twinkle : Göz kırpıştırmak. Parıltı. Göz kırpma. Işıldamak. Parlamak. Pırıldamak. Pırıltı. Göz kırpmak. Parıldamak. Parlamak (gözler).

Twinkled : Pırıltı. Göz kırpma. Pırıldamak. Parıldamak. Parlamak (gözler). Titrek parlamak. Göz kırpmak. Göz kırpıştırmak. Parlamak. Işıldamak.

Twinkles : Göz kırpma. Titrek parlamak. Göz kırpmak. Parlamak (gözler). Pırıldamak. Parlamak. Pırıltı. Parıldamak. Göz kırpıştırmak. Işıldamak.

Twin axis : İkiz eksen. Bir ikiz buzsulun iki eksenine de dik olan çizgi.

Twinkly : Parıl parıl. Parıldayan. Gülücük saçan.

Twink : Cıvıldamak. Kısa yüksek tiz bir çınlama sesi yapmak. Ceza vermek. Cezalandırmak. Cik cik sesi çıkarmak. Şakırdamak. Göz kırpma. Göz kırpmak. Parıldamak. Genç eşcinsel çocuk.

Twin bed : İki kişilik bir odadaki tek kişilik iki yataktan her biri. İkiz yatak. Çift yatak. 99 x 190 cm boyutlarında tek kişilik yatak. French yatak. Tek kişilik yatak. Birleştirilen iki tek kişilik yataktan biri.

 

Twinkling of an eye : Kısa an. Çok kısa zaman dilimi. Göz kırpma.

İngilizce Twinkler Türkçe anlamı, Twinkler eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Twinkler ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fierier : Ateşten. Kızgın. Atılgan. Coşkun. Şevkli. Kıpkırmızı. Hummalı. Sert. Yanıcı.

Shiner : Parlayan şey. Morarmış göz. Gümüşi balık (g. amer.). Çil para. Altın lira. Parlaklık yayan. Parlatıcı. Teksas eyaletinde şehir.

Gleaming : Parıltılı. Pırıltılı. Işın yayma. Pırıl pırıl. Işınlar saçan. Yansıtan.

Luminescent : Işık saçan. Gazışıl. Işık veren. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Parlaklık artıran. Parlak. Işıldar. Kendi kendine ışık verebilen nitelikte (özdek).

Bright : Parlak. Canlı. Zeki. Işıltılı. Aydınlık. Uyanık. Aydın. Muhteşem. Şaşaalı. Neşeli.

Aglow : Hararetli. Kıpkırmızı. Ateşli. Işıltılı. Heyecanlı. Parlak.

Coruscating : Çok eğlenceli. Parıldamak. Parlak bir şekilde yansıtmak. Işıldamak. Parlamak. Aşırı derecede canlı ve heyecanlı.

Fiery : Ateşli. Çabuk öfkelenen. Kızgın. Şevkli. Kıpkırmızı. Hummalı. Ateşten. Ateş gibi. Yanıcı. Atılgan.

Shined : Cilalamak. Parıldamak. Işıldamak. Işık saçan. Sivrilmek. Parıldayan. Işımak. Parlatmak.

Winker : İşaret lambası. Göz siperi (at). Flaşör.

Twinkler synonyms : sheenful, splendorous, ablaze, beamy, ardent, scintillating, irradiant, flashing, blinking, luminous, scintillant, glistening, winkers, aglimmer, beamier, fieriest, flared, lambent, twinklers.

Twinkler ingilizce tanımı, definition of Twinkler

Twinkler kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An eye. One who, or that which, twinkles, or winks. A winker.