Shined türkçesi Shined nedir

Shined ile ilgili cümleler

English: I had my shoes shined.
Turkish: Ayakkabılarımı cilalattım.

English: She had her shoes shined.
Turkish: O, ayakkabılarını parlattı.

English: He shined his shoes.
Turkish: O ayakkabılarını parlattı.

English: Ali shined his shoes.
Turkish: Ali ayakkabılarını cilaladı.

Shined ingilizcede ne demek, Shined nerede nasıl kullanılır?

Moonshined : Kaçak içki. Saçmalık. Boş laf. Ay ışığı. Yasadışı alkol üretmek. Mehtap.

Outshined : Daha çok parlamak. Öne çıkmak. -den daha fazla parlamak. Gölgede bırakmak.

Shine dalgarno sequence : If-3 (başlangıç faktörü) taşıyan, ribozomun 30s alt birimini tanıyan, bakteri mrna'sının ribozom bağlanma yerindeki aug kodonundan yaklaşık yedi baz önce bulunan 5'..aggagg.. dizisi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Shine dalgarno dizisi. Mrna’nın aug başlama kodonundan 5-8 baz önce bulunan pürince zengin bölgeyle baz çifti yapan 16s rrna’nın 3ı ucundaki pirimidince zengin bölge. bu bölge başlangıç kodonunu saptar. Shine-dalgarno dizisi.

Shine in society : Toplumda öne çıkmak. Göze çarpmak. Sosyetede göze çarpmak. Toplulukta parlamak.

 

Shine out : Belli olmak. Öne çıkmak. Aydınlık saçmak. Parlamak. Neşe saçmak.

Shiner : Parlaklık yayan. Gümüşi balık (g. amer.). Morarmış göz. Altın lira. Teksas eyaletinde şehir. Çil para. Parlatıcı. Parlayan şey.

Take a shine to somebody : Hoşlanmak. Kanı kaynamak. Isınmak.

Rain or shine : Ne olursa olsun. Hava iyi de olsa kötü de olsa. Tenek nasıl olursa olsun. Her halükarda. Öyle ya da böyle.

Shine : Cilalamak. Parıltı. Işıldamak. Cila. Parıldamak. Kendini göstermek. Çevirmek (bir ışığı bir yere). Cilalama. Parlamak. Işık saçmak.

Shine through : Arasından veya içinden parlamak. Diğerlerinin arasında göz alıcılığıyla öne çıkmak.

İngilizce Shined Türkçe anlamı, Shined eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shined ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Twinkler : Göz kırpan. Kırpan veya kırpıştıran kimse (genellikle gözlerle alakalı). Göz kırpan veya kırpıştıran kimse veya şey.

Sooty : Kurumla kaplanmış. Kurumlu. Siyah. Külrengi. İsli. Kara. Duman rengi. Kirli.

Scummy : Ayaktakımından. Pis. Köpüklü kir bağlamış. İğrenç. Köpükle kaplanmış.

Emit : Neşretmek. Salmak. Atmak. Vermek. Yollamak. Göndermek. Yaymak. Belirtmek. Yayınlamak.

Beamier : Orta kısmı geniş olan.

Brightening : Canlanmak. Aydınlatmak. Neşelendirmek. Parlatma. Avivaj. Parlaklaştırıcı. Parlaklaştırma. Aydınlanmak. Aklamak.

Glare : Göz kamaşması. Işıklılıkların uygun olmayan dağılışı, ya da çok yüksek ışıklılıklar, ya da zaman ya da uzay içindeki aşırı ışıklılık farkları sonucu, nesneleri ayırt etme yeteneğinde bir azalma, ya da görme eyleminin eziyetli olması ya da her ikisini de kapsayan görüş koşulları, bk. dolaylı göz kamaşması, dolaysız göz kamaşması, fizyolojik göz kamaşması, ruhbilimsel göz kamaşması, yansımayla göz kamaşması, köreltici göz kamaşması.

 

Excels : Gölgede bırakmak. Geçmek. Sivrilmek (argo terim). Üstün olmak. Başarı göstermek. Cebinden çıkarmak. Çok iyi olmak. Excel.

Blow up : Tepesi atmak. Büyütmek. Öfkelenmek. Kopmak (fırtına vb). Havaya uçmak. Kopmak (fırtına). Patlatmak. Şişirmek. Büyütmek (fotoğrafçılık terim). Azarlamak.

Glistening : Akıllı. Göz alıcı. Pırıl pırıl. Parlama.

Shined synonyms : luminesce, travel stained, unswept, travel soiled, dirty faced, sordid, snot nosed, resplend, grimy, burn, irradiating, reflect, distinguish oneself, glaring, irradiative, mucky, lustrous, give off, apply polish, furbishes, glossed, glosses, burns, adjusts, luciferous, furbished, maculate, augean, gleams, taper off, spiring, beamed, give a polish.

Shined zıt anlamlı kelimeler, Shined kelime anlamı

Dirtiness : Kirlilik. Pasak. Aşağılıklık. Pislik. Adilik.

Tidy : Tertipli. Epey. Düzenli. Temizlemek. Şık. Çekidüzen vermek. Tertip. Derleyip toplamak. Ivır zıvır kutusu. Toparlamak.

Clean : Temizlenmek. Temiz. Yıkamak. Lekesiz. Katışıksız. Saf. Almak. Arı. Arıtmak. Parlatmak.

Shined antonyms : absorb.