Winterier türkçesi Winterier nedir

  • Kışa daha çok benzeyen.
  • Hüzünlü.
  • Kışımsı.
  • Kış benzeri.
  • Kışı anımsatan.
  • Sıkıntılı.
  • Mahzun.
  • Neşesiz.
  • Kışa benzeyen (örenğin soğuk, yağmurlu, karlı, fırtınalı vs).
  • Kış gibi.
  • Kasvetli.

Winterier ingilizcede ne demek, Winterier nerede nasıl kullanılır?

Winteriest : Kışımsı. Neşesiz. Sıkıntılı. Kasvetli. Kış benzeri. Kışa benzeyen (örenğin soğuk, yağmurlu, karlı, fırtınalı vs). Kışa en çok benzeyen. Kışı anımsatan. Mahzun. Kış gibi.

Wintering : Yaylacıların hayvanlarıyla birlikte kışı geçirdikleri, alçak, kuytu yerlerde kurulu ve genellikle kış mevsimi boyunca oturulan yerleşmelere verilen genel ad. bk. oba, cenik. Kışlak.

Winterise : Kışa hazırlanmak. Dondurmak. Kışa hazırlamak. Bir şeyi (ev, araba vs) kışa hazırlamak (winterize olarak da yazılır). (britanya ingilizcesi) kışa hazırlanmak.

Winterised : (britanya ingilizcesi) kışa hazırlanmış. Kışa hazırlanmış. Kışa hazırlıklı. Kış mevsimi için hazırlıklı (ev, araba vs).

Winterization : Kışa hazırlama. Kış şartlarına uydurma. Vinterizasyon. Kışlatma. Kışa hazırlanma. Kışa hazırlanma (araç, bina vs). Stearinsizleştirme.

Winterizes : Dondurmak. Kışa hazırlanmak. Kışa hazırlamak.

Winter cherry : Kış kirazı. Bu bitkinin böğürtleni. Turuncu biberimsi kabuklar içinde kırmızı çekirdekler taşıyan bir avrasya bitkisi (köpek üzümü familyasından). Çin feneri. Yalancı süs biberi. Güveyfeneri.

 

Overwintering : Kışlama. Kışı geçirmek. Kışlamak.

Winterizing : Kışa hazırlamak. Kışa hazırlanma. Hayvansal yağları düşük sıcaklıklarda katılaşmaya karşı dirençli yapma.

Winter clothes : Kışlık giysi. Kışın soğuk günlerinde giyilen sıcak giyecekler. Kışlık elbise. Kışlık kıyafet. Kış giyecekleri. Kış giysiler.

İngilizce Winterier Türkçe anlamı, Winterier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Winterier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Distressful : Acıklı. Üzücü. Izdıraplı. Tedirgin edici.

Doldrums : Keder. Bezginlik. Durgunlar. Sıkıntı. Kasvet. Eşleksel durgunluk alanı. Keyifsizlik. Morali bozuk. Eşlek dolaylarında yer alan, hava devinimleri bakımından durgun alanlara verilen ad.

Dolefuller : Kederli. Keyifsiz. Acılı. Efkarlı. Üzgün. Üzüntülü.

Distressed : Dertli. Sıkkın. Kahırlı. Yıpranmış. Kederli. Şanssız. Üzüntülü. Endişeli. Yoksul. Fakir.

Darkest : Korkutucu. Asık suratlı. En koyu. Kötü. Bulanık. Koyu. Loş. Esrarlı. Karanlık.

In low spirits : Morali bozuk. Ruh hali kötü. Sinirli. Keyifsiz. Mutsuz. Kötü ruh halinde. Keyfi yerinde değil.

Direful : Uğursuz. Son derece. Dehşet. Dehşetli. Acil. Korkunç. Uğursuzluk. Müthiş. Dehşet veren.

Grayer : Beyazlamak. Silikleştirmek. Kır. Aklar düşmek. Ağartmak. Kırlaşmış. Külrengi. Kırlaştırmak. Kapalı. Gri.

Blackest : Kara. Siyah. Morarmış. Karalayıcı. Koyu. Uğursuz. Pis. Zenci. Kızgın.

 

Geared up : Etkinliği arttırmak. Hızlanmak. Endişeyle bekleyen. Heyecanlı bir durumda olan. Niteliğini yükseltmek. Hazırlanmak. Gergin. Çalışma etkinliği arttırmak. Vitesi yükseltmek.

Winterier synonyms : grim, blacker, midland, wintry, ditch water, dreariest, droopy, wintriest, forlorn, midst, gloomy, wintrier, cimmerian, downcasts, dampy, winterly, thick, bluer, winteriest, burdensomely, drearier, dreary, deflated, bluest, downcast, droopiest, bleak, fretful, adust, cheerless, dejected, cornered, down in the dumps.

Winterier zıt anlamlı kelimeler, Winterier kelime anlamı

Outside : Dış taraf. Dış. Dışarısı. Ötesine. Dışına. En fazla miktar. Açık havada olan. Dış kısım. Dıştan. Den başka.

Coastal : Sahile ait. Kabotaj. Kıyı. Sahil boyunca. Sahil. Sahil devriye uçağı. Kıyı (ile ilgili). Sahille ilgili. Kıyısal. Kıyı ile ilgili.