Witnessed türkçesi Witnessed nedir

  • Kabul etmek.
  • Şahitlik etmek.
  • Sahne olmak.
  • Meşhut.
  • Şahit olmak.
  • Onaylamak.
  • Şahit olunmuş.
  • Tanık olmak.

Witnessed ile ilgili cümleler

English: Ali witnessed the murder.
Turkish: Ali cinayete tanık oldu.

English: Even though I witnessed the incident, I pretended not to have seen anything.
Turkish: Olaya tanık olsam da, sanki hiçbir şey görmemiş gibi davrandım.

English: He witnessed the accident.
Turkish: O, kazaya tanıklık etti.

English: Ali witnessed the accident.
Turkish: Ali kazaya tanık oldu.

English: He witnessed the accident on his way to school.
Turkish: Okula giderken kazaya tanık oldu.

Witnessed ingilizcede ne demek, Witnessed nerede nasıl kullanılır?

Unwitnessed : Tanıksız. Şahitsiz.

Witnesser : Tanık. Görgü tanığı. Şahitlik yapan kimse. Şahit.

Witnessers : Görgü tanığı. Şahit. Şahitlik yapan kimse. Tanık.

Witnesses : Kabul etmek. Şahitler. Şahitlik etmek. Tanıklar. Onaylamak. Şahit olmak. Tanık olmak. Görgü tanıkları. Sahne olmak.

Witnesseth : Görmek. Tanıklık etmek. Anlaşıldığı veya görüldüğü veya teyit edildiği üzere. Şahit olmak (eski kullanım).

Eyewitnesses : Görgü tanığı. Görgü tanıkları. Görgü şahitleri.

Witness in rebuttal : Bir mahkemede karşı tarafın iddialarını yalanlayan şahit.

 

Witness for the prosecution : İddia şahidi. Davacı tarafa şehitlik eden kimse. Kamu şahidi. Davacı şahidi. Sanık aleyhine tanıklık eden kimse. Savcının gösterdiği tanık.

Witness for the defence : Sanık lehine tanıklık eden kimse. Savunma tarafı için şahitlik eden kimse. Davalı şahidi.

Witness stand : Mahkemede tanığın ifade verdiği yer. Tanık kürsüsü. Şahit kürsüsü. Tanık sandalyesi.

İngilizce Witnessed Türkçe anlamı, Witnessed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Witnessed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acquiescence : Razı olma. Rıza. Muvafakat. İtiraz etmeden razı olma. Zımni icazet. Kabul etme. Uysallık. Kabul. İttihaz.

Bear witness : Tanıklık etmek.

Accedes : İş başına gelmek. Razı olmak. Tahta çıkmak. Yanaşmak. Yerine getirmek. Uymak. Yönetime geçmek. İktidara gelmek. Katılmak.

Give evidence : İfade vermek. İfade veya kanıt vermek. Kanıt vermek. Kanıt sunmak. Tanıklık etmek.

Witnesses : Görgü tanıkları. Şahitler. Tanıklar.

Learn : Öğrenmek.

Approbating : Uygun bulmak. Resmi olarak kabul etmek. Tasvip etmek. Tensip etmek.

Accede : Kail olmak. Muvafakat etmek. İş başına gelmek. İktidara gelmek. Yönetime geçmek. Razı olmak. Yerine getirmek. Uymak.

Testify : Kanıtlamak. Şahitlikte bulunmak. İspatlamak. Tanıklık etmek. Tanıklıkta bulunmak. İfade vermek. Şahadet etmek. Kanıt sunmak. Doğrulamak.

Witness : Delil. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir bilgi ya da savı desteklemek üzere görgüsel ve sözlü belge verme. Kanıt. Şahit. Bir olayın gidişini gören kişi. bir olayı tanıtlamak için yargı yerine çıkan ya da bir belgit ve sözleşmenin altına yazılan tanık.

 

Witnessed synonyms : get a line, get word, deposing, hear, acknowledges, find out, pick up, abideth, applauding, get wind, be an eyewitness, attest to, accede to, witnessing, approbated, eyewitness, experience, give testimony, applauds, depose, affirm, discover, acquiesces, see, acquiesce, deposes, affirming, testified, testifying, find, accept, approve, catch.

Witnessed zıt anlamlı kelimeler, Witnessed kelime anlamı

Expert witness : Bilirkişi. Bilir kişi. Kadastro bilirkişisi. Ehlivukuf. Bilirkişi (mahkeme).

Witnessed antonyms : lay witness.