Witnessers türkçesi Witnessers nedir

Witnessers ingilizcede ne demek, Witnessers nerede nasıl kullanılır?

Witnesser : Görgü tanığı. Tanık. Şahit. Şahitlik yapan kimse.

Witnessed : Şahitlik etmek. Sahne olmak. Şahit olunmuş. Şahit olmak. Meşhut. Kabul etmek. Tanık olmak. Onaylamak.

Witnesses : Tanık olmak. Şahit olmak. Kabul etmek. Şahitler. Şahitlik etmek. Görgü tanıkları. Tanıklar. Sahne olmak. Onaylamak.

Witnesseth : Şahit olmak (eski kullanım). Görmek. Anlaşıldığı veya görüldüğü veya teyit edildiği üzere. Tanıklık etmek.

Are there any witnesses : Tanığınız var mı.

Examination of witnesses : Şahitlerin sorgusu. Şahitlere sorular sorulması (hukuk terimi).

Witness box : Tanık sandalyesi. Mahkemede tanıkların oturduğu yer. Tanık kürsüsü. Tanık yeri.

Witness tempering : Mahkemede ifade veren bir kimseyi azletme. Şahit ihracı.

Witness stand : Mahkemede tanığın ifade verdiği yer. Şahit kürsüsü. Tanık kürsüsü. Tanık sandalyesi.

Unwitnessed : Tanıksız. Şahitsiz.

İngilizce Witnessers Türkçe anlamı, Witnessers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Witnessers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Informant : Bilgi veren. Bir alan tarama sürecinde kendilerinden bilgi sağlanan sözlü kaynak. Muhbir. Haber veren. İletmen. Bir soruşturu ya da görüşmede soru sorulan ya da soru -yanıt ilişkisi içinde kendisinden bilgi alınan kişi. bk. yanıtlayıcı. Haber kaynağı. İspiyoncu. Denek. Haber veya bilgi veren kimse.

 

Bystanders : Seyirci kalan. Bir olayı olaya karışmadan kenardan izleyen. Olaya karışmadan bir kenarda duran kişi. Üçüncü kişi. Seyirci. Olaya karışmadan bir kenarda duran kimse.

Eyewitnesses : Görgü şahitleri. Görgü tanıkları.

Certifier : Onaylayan. Sertifikalandıran. Belge veren. Onay veren. Onaylayan otorite. Ciro eden kimse.

Speaker : Parlamento başkanı. Konuşmacı. Elektrik dalgalarını ses dalgasına çeviren ve gerektikçe sesi yükselten alet. Sözcü. Meclis başkanı. Spiker. Hoparlör. Hatip. Spiker (radyo veya tv). Kolon.

Attestant : Teyit eden kimse. Tasdik eden. Doğrulayan. Tasdik eden kimse. Onaylayan. Onaylayan kimse.

Talker : Konuşkan kimse. Konuşmacı. Konuşan.

Deponents : Yeminli şahit. Etken anlamlı edilgen yapılı. Etken anlamlı edilgen yapılı fiil. Yeminle şahitlik eden.

Witnessers synonyms : verbaliser, verbalizer, attesters, witnesser, attestors, perceiver, eyewitness, testifier, utterer, observer, testifiers, witness, deposer, attester, percipient, deponent, certifiers, bystander, evidence, attestor, eye witnessing, evidences, attestator, eye witness, beholder.