Eyewitnesses türkçesi Eyewitnesses nedir

Eyewitnesses ile ilgili cümleler

English: There were no eyewitnesses.
Turkish: Görgü tanıkları yoktu.

Eyewitnesses ingilizcede ne demek, Eyewitnesses nerede nasıl kullanılır?

Be an eyewitness : Kendi gözüyle görmek. Şahit olmak.

Eyewitness : Görgü tanığı. Şahit. Olayı gören tanık. Görgü şahidi. Tanık. Bizzat gördüğü bir olaya tanıklık etmek. Görgü tanıklığı yapmak.

İngilizce Eyewitnesses Türkçe anlamı, Eyewitnesses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eyewitnesses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bystanders : Olaya karışmadan bir kenarda duran kişi. Olaya karışmadan bir kenarda duran kimse. Seyirci kalan. Seyirci. Bir olayı olaya karışmadan kenardan izleyen. Üçüncü kişi.

Witnesses : Şahitlik etmek. Onaylamak. Tanık olmak. Kabul etmek. Tanıklar. Sahne olmak. Şahitler. Şahit olmak.

Eye witnessing : Görgü tanıklığı. Bir bilgi derleme işleminde olaya doğrudan tanık olanların sözlü ya da yazılı bildirimlerini içeren bilgi kaynağı. Görgü şahidi.

Witnessers : Şahitlik yapan kimse. Şahit. Tanık.

Looker : Seyirci. Güzel ve çekici kız. İzleyici. Fıstık veya piliç veya çok çekici kız.

 

Eye witness : Görgü şahidi. Şahsen gördüğü konularda tanıklık eden tanık. Bir fiil veya olayı gören ve böylelikle onun meydana geldiğine şahitlik edebilen kimse.

Watcher : Bakıcı. İzleyici. Bekçi. Gözcü. Seyirci.

Eyewitness : Bizzat gördüğü bir olaya tanıklık etmek. Görgü şahidi. Görgü tanıklığı yapmak. Tanık. Şahit. Olayı gören tanık.

Witnesser : Şahit. Şahitlik yapan kimse. Tanık.

Viewer : Seyirci. Bakımlık. Denetçi. Görüntüleyici. Sınalgı izleyen kimse. İzleyici. Sinemaya giden, filmi izleyen kimse. televizyon yayınını izleyen kimse. Filmin posta kartı büyüklüğünde camdan görüntülük üzerinde izlenmesini sağlayan aygıt. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Vizyonöz.

Eyewitnesses synonyms : witness, bystander, spectator.