Looker türkçesi Looker nedir

  • Güzel ve çekici kız.
  • İzleyici.
  • Fıstık veya piliç veya çok çekici kız.
  • Seyirci.

Looker ile ilgili cümleler

English: You're a looker.
Turkish: Sen bir bakıcısın.

English: Ali and Mary were among the onlookers.
Turkish: Ali ve Mary seyirciler arasındaydılar.

English: She's a looker.
Turkish: O güzel ve çekici.

Looker ingilizcede ne demek, Looker nerede nasıl kullanılır?

Looker on : Seyirci.

Be a good looker : Güzel olmak.

Lookers : Güzel ve çekici kız.

Onlooker : Seyirci. İzleyici. Olaylara katılmayıp yalnızca izleyen kişi.

Onlookers : Seyirci. İzleyici.

Be looked for : Aranmak.

Looked : Göstermek. Bakmak. Ümit etmek. Görünmek. Ummak.

Unlooked : Araştırılmamış. Kontrol edilmemiş. Bakılmamış.

Look about : Bakınmak. Sağa sola bakınmak. Etrafını gözlemek. Çevresine bakmak. Etrafına bakmak. Sağa sola bakmak.

Looked up : Yukarıya bakmak. Sözlükte aramak. Saygı duymak. Uğramak. Düzelmek. Ziyaret etmek. Aranan. Üstün görmek.

İngilizce Looker Türkçe anlamı, Looker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Looker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beholder : Seyreden. Bakan kimse.

Peeping tom : Röntgenci tip. Dikizci. Röntgenci.

Perceiver : Algılayan.

Audience : Duruşma. Okuyucu kitlesi. (okuyucu veya dinleyici) kitle. İzlerçevre. Bir film gösterimine izleyici olarak katılan kimseler, izleyici topluluğu; genel olarak izleyici. tv. televizyon yayınlarını toplu olarak izleyen kimseler. Mahkemede konuşma özgürlüğü. Eylem içinde, topluluk karşısında yapılan bir gözlem ya da deneylemede duruma katılmamakla birlikte gözlemci üstlencesi bulunan kimse. bk. kümeölçüm. Resmi görüşme. Dinleyiciler.

 

Televiewer : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinemaya giden, filmi izleyen kimse. televizyon yayınını izleyen kimse. Televizyon seyircisi. Televizyon izleyicisi.

Stunner : Çekici kimse. Yakışıklı erkek. Çekici kadın. Yakışıklı. Afet. Harika şey.

Dish : Ortasını çukurlatmak. Tabak. Sunmak. Bombeleştirmek. Piliç. Tabağa koymak. Yemek. Güzel kız. Oymak. Servis yapmak.

Theatregoer : Tiyatro izleyicisi. Tiyatrosever. Tiyatroseverler.

Eyewitness : Görgü tanıklığı yapmak. Tanık. Olayı gören tanık. Görgü tanığı. Bizzat gördüğü bir olaya tanıklık etmek. Şahit. Görgü şahidi.

Playgoer : Tiyatro izleyicisi. Tiyatro meraklısı. Tiyatro düşkünü. Tiyatro seyircisi. Tiyatrosever.

Looker synonyms : starer, rubbernecker, cheerer, motion picture fan, smasher, watcher, rubberneck, onlookers, cinemagoer, peach, spectator, beauty, ravisher, publics, observers, hanger on, viewer, public, lulu, bystanders, browser, sweetheart, mantrap, ogler, spectators, spy, beholders, moviegoer, tracer, peeper, theatergoer, patron, voyeur.

Looker zıt anlamlı kelimeler, Looker kelime anlamı

Man : Adam atamak. Adam vermek. Düşünme ve konuşma yetileri olan bilinçli, toplumsal canlı. Adam. Adam yerleştirmek. Belirli bir iş için yeterince insan olmak. Yeterince insan olmak. Adamla donatmak. İnsan.

Looker ingilizce tanımı, definition of Looker

Looker kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who looks.