Looked türkçesi Looked nedir

Looked ile ilgili cümleler

English: Ali always looked happy, but never was.
Turkish: Ali her zaman mutlu göründü fakat asla değildi.

English: Alan Tate and I looked at one another for a while.
Turkish: Alan Tate ve ben bir süre birbirimize baktık.

English: After working in the hot sun all afternoon, Ali looked hot and tired.
Turkish: Ali bütün öğleden sonra sıcak güneşte çalıştıktan sonra hararetli ve yorgun görünüyordu.

English: After working in the hot sun all afternoon, Tom looked hot and tired.
Turkish: Tom, tüm öğleden sonra sıcak güneş altında çalıştıktan sonra hararetli ve yorgun göründü.

English: Ali always looked busy.
Turkish: Ali her zaman meşgul görünüyordu.

Looked ingilizcede ne demek, Looked nerede nasıl kullanılır?

Looked up : Üstün görmek. Ziyaret etmek. Yukarıya bakmak. Aranan. Düzelmek. Sözlükte aramak. Saygı duymak. Uğramak.

Be looked for : Aranmak.

Overlooked : Gözden kaçmış.

Unlooked : Kontrol edilmemiş. Bakılmamış. Araştırılmamış.

Unlooked for : Ansız. Umulmadık. Beklenmedik. Hesapta olmayan.

Lookers : Güzel ve çekici kız.

Unlookedfor : Beklenmedik.

Onlooker : İzleyici. Olaylara katılmayıp yalnızca izleyen kişi. Seyirci.

Be a good looker : Güzel olmak.

 

Looker : İzleyici. Fıstık veya piliç veya çok çekici kız. Güzel ve çekici kız. Seyirci.

İngilizce Looked Türkçe anlamı, Looked eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Looked ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gawp : Aval aval bakmak.

Look : Görünüş. İyileşmek. Görünmek (güzel veya hasta vb). Aramak. Bakış. Görmek.

Jump : Atletizm, bilgisayar alanlarında kullanılır. Zonklamak. Hiçbir yere değmeden, gövdenin hızıyla atılan takla. Fırlamak. Sıçramak. Birdenbire yükselmek. Yerinden sıçramak. Atlatmak. Tullanmak. Zıplama.

Foresee : Hissi kablel vuku. Tahmin etmek. İleriyi görmek. Önceden sezmek. Geleceği görmek. Önceden görmek. Öngörmek. Sezmek. Önceden bilmek.

Gape : Öküz trene bakar gibi bakmak. Ağzı açık bakmak. Bakakalmak. Şaşkınlıkla bakmak. Alık alık bakmak. Esnemek. Esneme. Öküzün trene baktığı gibi bakmak. Ağzı açık kalmak.

Come in sight : Ortaya çıkmak.

Hoped : Beklemek. Arzu etmek. İstemek.

Gaze : Bakış. Gözünü dikmek. Sürekli bakış. Gözünü dikme. Dik dik bakmak. Dik bakış. Nazar. Gözünü dikerek bakmak.

Foresees : Öngörmek. Önceden bilmek. İleriyi görmek. Tahmin etmek. Önceden görmek. Geleceği görmek. Önceden sezmek. Sezmek. Hissi kablel vuku.

Cast a glance : Gözetlemek. Bir bakış atmak. Dikizlemek. Bir göz atmak. Göz atmak. Şöyle bir bakmak.

Looked synonyms : leap out, get a load, give the eye, give the glad eye, have a look, look backward, jump out, look away, bargain on, rise, appears, see, bear witness to, cares for, admire, gloat, attend to, be in charge of, sound, expect, stand out, glow, glint, arise, radiate, squint, flatter oneself, beat about, feel, beam, attend, demonstrating, beholding.

 

Looked zıt anlamlı kelimeler, Looked kelime anlamı

Empty : Boş. İçeriksiz. İçini çıkarmak. Tahliye etmek. Boşalmak. Anlamsız. İçini boşaltmak. Boşaltmak. Dökmek.

Stiffen : Sertleşmek. Kuvvetlendirmek. Kasmak. Tutulmak. Koyulaştırmak. Kasılmak. Ciddileşmek. Sertleştirmek. Kolalamak. Katılaştırmak.