Looked up türkçesi Looked up nedir

  • Düzelmek.
  • Saygı duymak.
  • Üstün görmek.
  • Aranan.
  • Yukarıya bakmak.
  • Ziyaret etmek.
  • Uğramak.
  • Sözlükte aramak.

Looked up ile ilgili cümleler

English: Ali knelt down next to Mary, checked for a pulse, and then looked up and shook his head.
Turkish: Ali Mary'nin yanına diz çöktü, nabzını kontrol etti ve sonra baktı ve kafasını salladı.

English: Ali looked up at the clock.
Turkish: Ali saate baktı.

English: Ali looked up at the sky.
Turkish: Ali gökyüzüne baktı.

English: Ali looked up at the stars.
Turkish: Ali yıldızlara baktı.

English: Ali looked up from his book.
Turkish: Ali kitabından aradı.

Looked up ingilizcede ne demek, Looked up nerede nasıl kullanılır?

Looked : Ümit etmek. Ummak. Göstermek. Görünmek. Bakmak.

A bite and a sup : İki lokma yemek. İki yudum bir şey.

Aaup : American association of university professors (amerikan üniversite profesörleri derneği). Öncelikli olarak profesörlerin akademik özgürlüğünü korumaya kendini adamış amerikan kuruluşu.

Abel group : Abel grubu.

Abelian group : Değişmeli grup. Abelyen grup.

İngilizce Looked up Türkçe anlamı, Looked up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Looked up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Respect : Uyma. İtibar göstermek. Uymak. Hatrını saymak. Saygı. Hürmet. Bakım. Riayet. Çekit. Saygı göstermek.

 

Drop over : İstendiği zaman ziyaret etmek.

Look up to : -e hayranlık duymak. Saygı beslemek. Hürmet etmek. -i örnek almak. -e saygı göstermek. -e saygı beslemek. Hayranlık beslemek. Saygı göstermek.

Esteems : İnanmak. Gözüyle bakmak. Saygı. İtibar etmek. Addetmek. Rağbet. Sanı. İtibar. Kanı.

Come in for : Tabi olmak. Miras almak. Mirasa konmak. Hak etmek. - in muhatabı olmak (örneğin, “aktör çok fazla eleştiriye maruz kaldı”). Maruz kalmak.

Come over : Gelmek. Bastırmak. Başına gelmek. Karşı tarafa geçmek. İzlenim yaratmak. Üzerine çökmek. Yakalanmak. Taraf değiştirmek.

Wanted : Gerekli. Aranılan. İhtiyaç var. Aranıyor. Lazım. İstenen.

Amending : Değiştirmek (kanun vb). Değişmek. Değiştirme. Düzeltmek. İyileşmek. İyileştirmek.

Ameliorating : İyileştirmek. Islah etmek. İyileşmek. Geliştirmek. Gelişmek. Abat eylemek. Düzeltmek. Ondurmak.

Look for : Bakmak. Aktarmak. Beklemek. Ummak. Aranacak. Ara. Bulmaya çalışmak. Aramak.

Looked up synonyms : come by, drop around, call, call at, improves, calling on, have at heart, drop in, improve, come along, ameliorates, get well, drop in at, esteem, come under, call on, clear up, ameliorate, come round, look up, get better, drop in on, ameliorated, have respect for, clearing up, coming over, search for, amend, esteeming, haunts, drop by, do better, find what.