Watcher türkçesi Watcher nedir

Watcher ile ilgili cümleler

English: I'm not a big TV watcher.
Turkish: Ben büyük bir TV izleyicisi değilim.

English: He's a bird watcher.
Turkish: O bir kuş bilimcisi.

Watcher ingilizcede ne demek, Watcher nerede nasıl kullanılır?

About net watcher : Ağ izleyici hakkında.

Bird watcher : Kuşbilimci. Ornitolog. Kuş gözlemcisi. Kuş gözlemi yapan kimse.

Clock watcher : Çıkış saatini dört gözle bekleyen kimse.

Fire watcher : Yangın gözcüsü. Ateşleri izleyen kimse (ıı dünya savaşı esnasında genellikle bir hava saldırısı keşif kolu üyesi olan). (ingiliz kullanımı) gözcü.

Net watcher : Ağ izleyici. Ağ izleyicisi.

Weight watchers : Rejim yapan kimse. Kilo avcıları. Bir zayıflama derneği. Kilo bekçileri. Kilolarını kontrol etmek isteyen kişilere destek ve danışmanlık hizmeti sunan dernek.

Birdwatchers : Kuş izleyicisi. Kuş seyreden. Kuşları doğal ortamlarında izleyen veya onlarla ilgili araştırma yapan kimse.

Watchers : Bekçi. Bakıcı.

Firewatcher : (ingiliz kullanımı) gözcü. Ateşleri izleyen kimse (ıı dünya savaşı esnasında genellikle bir hava saldırısı keşif kolu üyesi olan).

Shark watcher : Düşmanca şirketi ele geçirme teşebbüslerinin erken tespitinde uzmanlaşmış şirket (finans). Köpekbalığı gözcüsü.

 

İngilizce Watcher Türkçe anlamı, Watcher eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Watcher ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Keepers : İşletmeci. Koruyucu. Muhafız. Kaleci. Sorumlu.

Caretakers : Kapıcı. Temizlik görevlisi. Yönetici. Koruyucu. Bekçi (sahibi yokken malikane veya ev vb'ne bakan). Hademe. Ev bekçisi. Odacı.

Eyer : Gözetleyici. Başkasını süzen. Bakan kimse. Gözetleyen veya gözlerini dikip bakan kimse. Başkasına bakan.

Gatekeepers : Kapıcı. Ağ geçidi denetleyicisi. Kapı görevlisi. Eşik bekçisi. Geçit denetçisi.

Companions : (büyük iskender'in) kraliyet muhafız birliği. Eş. Güverte merdiveni. Refakatçi. Yoldaş. Arkadaş. Kavalye. El kitabı. Ahbap.

Witness : Kanıtlamak. Tanık. Bir olayın gidişini gören kişi. bir olayı tanıtlamak için yargı yerine çıkan ya da bir belgit ve sözleşmenin altına yazılan tanık. Tanık olmak. Şahitlik etmek. Şahit olmak. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Delil. Göstermek. Bizzat görmek.

Jigger : Yelkenli gemi. Kontra mizana. Küçük yelkenli. Alet. İsteka desteği. Çiğ dansçısı. İçki ölçeği. Cig dansçısı. Jigger.

Audiences : Okuyucu kitlesi. Dinleyiciler. İzleyiciler. Huzura kabul. Seyirciler. Resmi görüşme. Huzur.

Beholder : Bakan kimse. Seyreden.

Caretaker : Odacı. Koruyucu. Kapıcı. Temizlik görevlisi. Bekçi (sahibi yokken malikane veya ev vb'ne bakan). Yönetici. Ev bekçisi. Hademe.

Watcher synonyms : motion picture fan, lookout man, starer, private security force, portwatcher, rubbernecker, cheerer, port watcher, bank guard, ci nemagoer, rubberneck, overmen, tracer, gatemen, custos, beholders, bystander, gatekeeper, invigilators, theatergoer, moviegoer, companionways, carer, filmgoer, televiewer, theatregoer, dry nurse, cinemagoer, fortune teller, looker, observer, hanger on, oculists.

 

Watcher ingilizce tanımı, definition of Watcher

Watcher kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Specifically, one who attends upon the sick during the night. One who sits up or continues. A diligent observer. One who watches.