Work oriented education türkçesi Work oriented education nedir

  • Çocukların çalışma yaşamına kolayca uymalarını sağlamak amacını güden, bu nedenle ilk ve ortaokul öğrencilerinde iş sevgisi ve coşkusu uyandıran, işin kişisel ve toplumsal değerini kavratan etkinliklere ağırlık veren eğitim.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • İş eğitimi.

Work oriented education ingilizcede ne demek, Work oriented education nerede nasıl kullanılır?

Work : Çabalamak. Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. çalışma, emek. yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. meslek. Görev. Üretimi geliştiren en önemli etken; yapılana katılan insan gücü. yapılan işte para ile ölçümlenen insan emeği. Oynamak. Çalışmak. Çalıştırmak. İşletmek. Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Emek sarfetmek.

Oriented : Amaçlı. Konumlandırılmış. Yönlendirilmiş. Yöneltilmiş. Doğrultusunda olan. Yönlü. Yönelik. Yöneltimli.

Education : Eğitimbilim. İlkellerde çocukların ilerde yapacakları işleri, görevleri, davranış biçimleriyle ilgili olarak onların erginlik çağına girinceye dek aileleri, akrabaları ve toplumun yaşlı üyelerince geleneklere uygun biçimde eğitilmeleri, yetiştirilmeleri. Tahsil. Pedagoji. Yetiştirme. Terbiye. Eğitim. Toplumun genç üyelerinin varolan ekine yetişkin üyelerce bilinçli, amaçlı ve düzenli biçimde hazırlanması süreci. Öğrenim. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.

 

İngilizce Work oriented education Türkçe anlamı, Work oriented education eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Work oriented education ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability group : Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi. Düzey kümesi.

Academic intelligence : Akademik zeka. Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka.

Academy : Yüksek okul. Yüksekokul. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Okul. Akademi. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Bilim adamları topluluğu. Medrese.

Accustoming : Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Ünsiyet. Alıştırmak. Ülfet. Yetiştirim.

Achievement age : Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş. Başarı yaşı.

Job training : Staj.

Abulia : Kayıtsızlık. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. İstenç yitimi. İrade kaybı. İstem yitimi. Abuli. İrade yitimi. Abulya. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum.

 

Achromatopsia : Renk körlüğü. Akromatopsi. Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu.

Abstract intelligence : Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği. Soyut zeka.

Academy of economic and commercial sciences : İktisadi ve ticari ilimler akademisi. Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu.

Work oriented education synonyms : abnormal child, active school, vocational training, academic preparation, a priori knowledge, achievement tests, abstract reasoning, academic year.