Oriented türkçesi Oriented nedir

Oriented ile ilgili cümleler

English: I'm feeling disoriented.
Turkish: Şaşırmış hissediyorum.

English: Ali is very groggy and disoriented.
Turkish: Ali çok halsiz ve şaşırmış.

English: Ali was momentarily disoriented.
Turkish: Ali bir an için şaşırmıştı.

English: Ali seemed a little disoriented.
Turkish: Ali biraz aklı karışmış gibi görünüyordu.

English: Ali is a little disoriented.
Turkish: Ali biraz yönünü şaşırmış.

Oriented ingilizcede ne demek, Oriented nerede nasıl kullanılır?

Oriented angle : Yönlü açı.

Oriented graph : Yönlü çizge.

Oriented line : Yönlendirilmiş doğru.

Oriented plane : Yönlendirilmiş düzlem.

Agent oriented modelling technique : Ajan programlar kurmaya yarayan teknoloji. Ajan odaklı modelleme tekniği. Aomt.

Application oriented language : Uygulama amaçlı dil. Uygulamaya yönelik dil. Uygulama amaçlı dil (örneğin: cobol).

Byte oriented memory : Bay tabanlı bellek. Sekizli-tabanlı bellek.

Common business oriented language : Cobol programlama dili. Ağırlıklı olarak anasistem bilgisayarlarında kullanılan programlama dili. Cobol. İş yönelimli ortak dil. Tecimsel ve yönetimsel bilgi işlem uygulamalarına dönük, ingilizce tümcelere benzer deyimlerden oluşan yüksek düzeyli bir izlenceleme dili.

 

Bit oriented protocol : Bite yönelik protokol. İkile yönelik protokol.

Cost oriented pricing : Maliyete dönük fiyatlandırma. Perakendeci firmaların, belirli bir kar hedefine ulaşmak amacıyla kabul edebilecekleri endüşük fiyat. bk. maliyet temelli fiyatlandırma.

İngilizce Oriented Türkçe anlamı, Oriented eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Oriented ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Familiarised : İklime uyum sağlamış. Sıradanlaştırılmış (ayrıca familiarized). Tanınan hale getirilmiş. Alışılmış. Olağan hale getirilmiş. Alıştırılmış. Alışmış.

Prompting : Sufle. İlham. Bir görüşmede belli soruların olanaklı yanıt seçeneklerinin görüşmeci tarafından yüksek sesle okunması. Suflörlük. Ansıtma. Telkin. Duygusuz.

Directional : Yön sinyali alan. Yönelimli. Yönelmiş. Yön. Yön ile ilgili. Sinyal gönderen. Yönsel. Yöneltmeli. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Destined : Alnında yazılı. Gönderilmiş. Sevkedilmiş. Alnında yazan. Kaderinde var olan.

Intendeds : Kasıtlı. Planlanmış. Planlanan. Kasti. Birinin evleneceği kimse. Kastedilen. Tasarlanmış. Müstakbel. İstenilen.

 

Unaccidental : Şans eseri olmayan. Kasıtlı. Maksatlı. Kazara olmayan.

Purposeful : Kasten. Bir amaca yönelik. Kasıtlı. Anlamlı. Ehemmiyetli. Maksatlı. Niyetli.

Promptings : Sufle. Duygusuz. Suflörlük. Telkin.

Orienting : Doğuya doğru yapmak. Yönlendirmek. Doğrultmak. Yöneltmek.

Homeward bound : Yurda geri gelmekte olan. Eve doğru. Evine dönen. Ev yönünde. Memleket yolunda.

Oriented synonyms : minded, directed, intended, anisotropic, bound, homeward, devoted to, purposefully, telic, purposive, orientated, adjusted, familiarized, orientating, headed.

Oriented zıt anlamlı kelimeler, Oriented kelime anlamı

Disorienting : Yönünü şaşırtmak. Yolunu kaybettirmek. Kafasını karıştırmak. Şaşırtmak. Kafa karıştırma. Kafa karıştıran.

Oriented antonyms : unoriented.