Orienting türkçesi Orienting nedir

Orienting ingilizcede ne demek, Orienting nerede nasıl kullanılır?

Grain orienting : Tane konumlama. Gren oriyentleme.

Disorienting : Şaşırtmak. Kafa karıştırma. Kafa karıştıran. Yönünü şaşırtmak. Kafasını karıştırmak. Yolunu kaybettirmek.

Reorienting : Yeniden yön vermek. Yönünü değiştirmek. Tutum değiştirmek.

Orient theory : Rus ve batı avrupa halk kültürünün, türk halkbilgisinin etkisi altında kaldığını savunanların ileri sürdükleri görüş, bk. halk kültürü, halk bilgisi, krş. yayılım. Doğu kuramı.

The orient : Doğu. Doğu genellikle asya ülkeleri.

Oriental : Doğu medeniyeti ve ona ait olan. Doğu'ya özgü. Doğu. Şarki. Doğulu. Parlak (inci). Şark. Doğulu kimse. Oryantal. Doğuya özgü.

Orient : Doğrultmak. Doğuya döndürmek. Yöneltmek. Doğuya doğru yapmak. Doğu ülkeleri. Maşrık. Doğuya yöneltmek. Şark. Yönlendirmek. Alışmak.

Orientable : Yönlendirilebilir.

Oriental longhair cat : Kanada’dan köken alan, doğu kısa tüylülerden biraz daha uzun tüylü, kulakları kafasına oranla oldukça geniş ve üst kısımları nokta şeklinde olan, gözleri burna yakın, birbirinden ayrık ve badem şeklinde, vücudu orta büyüklükte, oldukça kaslı ve kemikli, bacakları uzun ve arka ayakları ön ayaklarına oranla daha güçlü, tüyleri uzun, yumuşak, parlak ve muhteşem bir görünüme sahip, vücudunu saran tüylerinin üzerinde siyah ve koyu kahve mat çizgiler bulunan, genelde sade renklerde fakat lavanta - krem, gümüş, tarçın, mavi - krem gibi karışımlardan da oluşabilen, duygusal, sadık ve kolay eğitilebilen, uzun tüylü kedi ırkı. Doğu uzun tüylü kedisi.

 

Oriental plane tree : Çınar. Çınargiller (platanaceae) familyasından, süs bitkisi olarak her tarafta yetiştirilen, büyük, gösterişli ağaçlar.

İngilizce Orienting Türkçe anlamı, Orienting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Orienting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Familiarising : Bir şeyleri iyi bilinir hale getirmek. Tanınmasına sebep olmak. Alıştırmak. Tanınmış olmasına sebep olmak. Alışma. Reklam yapmak (ayrıca familiarize). Bilinen birşey yapmak. Yakınlaştırma. Tanıtmak.

Orientates : Doğuya yöneltmek.

Destining : Kaderinde olmak. Geleceğini önceden belirlemek. Önceden belirlemek. Nasip etmek. Ayırmak. Kaderini önceden belirlemek.

Orients : Şark. Alışmak. Maşrık. Doğuya yöneltmek. Doğuya döndürmek. Doğu ülkeleri.

Directs : Yolu tarif etmek. Direktif vermek. Direkt. Yönetmek. Yol göstermek. Emretmek. Yönetmenlik yapmak. Aydınlatmak.

Homing : Yuvalanma. Yurda dönen. Evedönüm. Yuvaya dönen. Uçuş. Özgüdüm. Hedef bulan. Rota tayini. Füzenin hedefi bulması. Başlangıç durumuna dönme.

Canalizing : Kanal açmak. Kanal haline getirmek. Kanalize etmek.

Channelized : Odaklanmak (ayrıca 'channelise'). Kanala dökmek. Kanal açmak.

 

Plumb : Tartmak. Anlamını çıkartmaya çalışmak. Tam olarak. Şakul. Derinine inmek. Ölçmek (derinlik). Ölçmek. Anlamaya çalışmak. Çekül.

Channelise : Kanala dökmek. Kanal açmak. Odaklanmak (ayrıca 'channelize').

Orienting synonyms : aligning, canalized, canalizes, destines, oriented, orient, forward, familiarizing, canalise, conducts, fix on, destine, divert, governs, channelizing, plumbed, conduct, correct, positioning, channelizes, level at, corrects, direct, channelize, canalize, bend, aimed, dimensioning, orientated, govern, diverted, diverts, channel.

Orienting zıt anlamlı kelimeler, Orienting kelime anlamı

Disorienting : Şaşırtmak. Kafa karıştıran. Kafasını karıştırmak. Yönünü şaşırtmak. Kafa karıştırma. Yolunu kaybettirmek.

Orienting antonyms : unoriented.