Familiarising türkçesi Familiarising nedir

  • Reklam yapmak (ayrıca familiarize).
  • Alıştırmak.
  • Bir şeyleri iyi bilinir hale getirmek.
  • Bilinen birşey yapmak.
  • Tanınmasına sebep olmak.
  • Yakınlaştırma.
  • Tanıtmak.
  • Tanınmış olmasına sebep olmak.
  • Alışma.

Familiarising ingilizcede ne demek, Familiarising nerede nasıl kullanılır?

Familiarisation : Tanıtma. İlan etme. Birşeye aşina olma. Alıştırma. İyi uyum sağlayan olma süreci. Reklamını yapma. Bir şeyi yaygın şekilde biliniyor hale getirme (ayrıca familiarization). Tanıtım. Tanıma. Birşeye alışma.

Familiarise : Tanınmasına sebep olmak. İlişki kurmak. Tanınmış olmasına sebep olmak. Tanıtmak. Reklam yapmak (ayrıca familiarize). Bir şeyleri iyi bilinir hale getirmek. Herkese tanıtmak. Alıştırmak. Bilinen birşey yapmak. (ortama vb) ısındırmak.

Familiarised : Alışmış. Alışılmış. Olağan hale getirilmiş. Sıradanlaştırılmış (ayrıca familiarized). Alıştırılmış. İklime uyum sağlamış. Tanınan hale getirilmiş.

Familiarities : Samimilik. Aşinalık. Ülfet. İyi bilme. Teklifsizlik. Hususiyet. Laubalilik. Yakınlık. Samimiyet. Bilme.

Familiarity : İyi bilme. Yakınlık. Samimilik. Yatkınlık. Ülfet. İçtenlik. Laubalilik. Alışık olmaktan doğan beceriklilik, bk. alışkanlık. Teklifsizlik. Hususiyet.

Familiarization : Tanıtma. Tanıma. Alışkanlık. Alıştırma.

 

Familiarize : Tanımak. Tanıtmak. İlişki kurmak. Herkese tanıtmak. (ortama vb) ısındırmak. Alıştırmak.

Overfamiliarity : Aşırı yakınlık. Aşırı samimiyet. Aşırı sıcakanlılık.

Familiarize oneself with : Bir şey hakkında bilgi edinmek.

Familiarizing : İlişki kurmak. Alıştırmak. Yakınlaştırma. Alışma. Tanıtmak.

İngilizce Familiarising Türkçe anlamı, Familiarising eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Familiarising ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acclimatise : Ortama alıştırmak. İklimine alıştırmak. Havaya alışmak. Kendini alıştırmak (ayrıca 'acclimatize'). İklime alıştırmak. Alışmak. İntibak ettirmek. Yeni çevreye uymak. İntibak etmek.

Acclimates : Ortama alıştırmak. İklime alıştırmak. İntibak ettirmek. İklime uyum. Havaya alıştırmak. İklime alışmak. Alışmak. İklimine alışmak.

Acclimating : İklime uyum. İntibak ettirmek. İklime alışmak. Havaya alıştırmak. İklimine alışmak. Ortama alıştırmak. İklime alıştırmak. Alışmak.

Acclimatizes : İklimine alıştırmak. Alışmak. Uyum sağlamak. Ortama alıştırmak. İntibak ettirmek. İklime alıştırmak. Havaya alışmak. İntibak etmek. Yeni veya farklı iklim şartlarına alışmak.

Accommodates : Kalacak yer sağlamak. -e yardım etmek. Bağdaştırmak. Uyum sağlamak. Uzlaştırmak. Kalacak yer vermek. Telif etmek. Sağlamak. Tanzim etmek.

Orientation : Bir alanın etkisiyle, özdecik ya da yöneylerin belirli bir yöne doğru dizilmesi. Bireyin, karşılaştığı karışık ve sorunlu durumlarda kendi yönünü, tutumunu belirlemesi. bir kimsenin türlü ilişkiler içinde yer ve zamanı seçme, koşulları değerlendirme konusunda bilinçli olarak davranması. Bir bilim dalında temel yöntem ve yaklaşım bakımından beliren ana ayrımlardan her biri. Her ikisi de çift ucay özelliği gösteren iki molekül arasındaki etkilenme. Herhangi bir uyarıya cevap olarak bir hücre, organ ya da organizmanın göstermiş olduğu durum değişikliği. oryantasyon. Yönlendirme. Bir ırakgörürü ya da gözlem aracını verilen yıldıza doğru çevirme işi. Dış etkilerle ilgili olarak organizma veya hücrenin göstermiş olduğu durum değişikliği, oryantasyon. Uyarı cevabı. Yönelim.

 

Acclimatizing : İklime alıştırmak. Alışmak. Havaya alışmak. İntibak ettirmek. Ortama alıştırmak. Uyum sağlamak. İklimine alıştırmak. Yeni veya farklı iklim şartlarına alışmak. İntibak etmek.

Establish : Oluşturmak. Kabul ettirmek. Saptamak. Tesis etmek. Koymak. Belirlemek. Yerleştirmek. Kanıtlamak. Kurmak.

Habituations : Tanıtma. Alıştırma. Alışkanlık. Bir kimseyi bir şeye alıştırma eylemi. Habituasyon. Ünsiyet. İtiyat. Ülfet.

Familiarizing : İlişki kurmak.

Familiarising synonyms : acclimate, acquaints, adaptation, getting used to, acclimated, acquaint, introduce, familiarize, acclimatize, acquainting, orientating, zoom in, inurements, accommodate, advertises, adjustments, addictions, inurement, accustoms, wonting, adjustment, hold out, orienting, familiarise, familiarizes, accustoming, accustom, establishes, advertise, addiction, approximation, accommodated, acclimation.

Familiarising zıt anlamlı kelimeler, Familiarising kelime anlamı

Disorienting : Kafa karıştıran. Yolunu kaybettirmek. Şaşırtmak. Kafasını karıştırmak. Kafa karıştırma. Yönünü şaşırtmak.