Work up türkçesi Work up nedir
- Getirmek.
- Tamamlamak.
- Tahrik etmek.
- Heyecanlandırmak.
- Sokmak.
- Körüklemek.
- Planlamak.
- Hazırlamak.
- Hedeflemek.
- Amaçlamak.
- Artırmak.
- Azdırmak.
- Duygularını giderek doruğa çıkarmak.
- Geliştirmek.
- Düzenlemek.
- İlerletmek.
Work up ingilizcede ne demek, Work up nerede nasıl kullanılır?
Work : Üretimi geliştiren en önemli etken; yapılana katılan insan gücü. yapılan işte para ile ölçümlenen insan emeği. Yapıt. Emek. Oynatmak. Etkili olmak. Meşgul olmak. Koparmak (para). Başarılı olmak. Görev. Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır.
Work up an appetite : Yavaşça iştahı açılmak. İştah açmak. Yavaşça acıkmak. İştahı açılmak. Acıkmak. Karnını acıktırmak.
Work up into : Haline sokmak. Geliştirerek (başka bir şey) yapmak. Haline getirmek.
Work up to : Bir sonuca doğru gitmek. Bir sona doğru gelişmek. Giderek varmak (bir yere).
Work a buttonhole : İliğin kenarlarını dikmek.
İngilizce Work up Türkçe anlamı, Work up eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Work up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Coached : Antrenman yaptırmak. Özel hocalık yapmak. Araba ile gezmek. Özel ders vermek. Eğitmek. Yetiştirmek. Yetiştirilmiş. Yetiştirilen.
Cap : Kapamak. Şapka. Geçme taba. Bit takımyıldızın ve bir burcun adı; oğlak takımyıldızı ve oğlak burcu. Örtmek. Daha iyisini yapmak. Oğlak. Geçmek. Sırlamak. Kapak.
Concerting : Kararlaştırmak. Ses bütünlüğü. Konser. Bir araya gelerek karar almak. Anlaşmak. Ahenk. Birlikte hareket etmek. Dinleti. Birlik.
Architect : Bir filmin bezemlerinin hazırlanmasıyla ilgili tüm işleri yöneten kimse. Mimar. Yaratıcı. Yapmak. Sanat yönetmeni. Tasarlamak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Aggrandizing : Abartmak. Büyütmek. Yüceltmek. Çoğaltmak.
Determine : Kararlaştırmak. Sabitleştirmek. Saptamak. Karar vermek. Karara bağlanmak. Belirlemek. Azmetmek. Neden olmak. Kesmek.
Enflames : Enflame. Aydınlatmak. Tutku uyandırmak. Yakmak. Tutuşturmak. Ateşlemek. Alevlenmiş.
Carrying away : Alıp götürmek. Götürmek. Coşturmak. Taşımak. Ayartmak.
Bring into : Dışarıdan mal getirmek. Başlatmak. İthal etmek.
Fanned : Yelpazelenmek. Alevlendirmek. Esmek. Havalandırmak. Tahıl savurmak. Yelpaze şeklinde açılmak. Yayılmak. Hava vermek.
Work up synonyms : array, collocates, drives, blow, emotionalize, depraving, aspire after, blueprinting, augments, purpose, carrying forward, carry away, accomplish, appoints, amplify, bring forth, sights, engrafting, ameliorates, exacerbated, fuellers, adduce, civilising, catch up on, zero in on, shoot for, intend, boom, complemented, brace, booms, embitters, waken.

Bu kısımda Work up kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Work up ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Work up anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Work up ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.