Worked türkçesi Worked nedir
- Çalışılan.
- İşlenik.
- İşlenmiş.
Worked ile ilgili cümleler
English: Ali and Mary worked like slaves.
Turkish: Ali ve Mary köle gibi çalıştılar.
English: Ali certainly worked hard yesterday.
Turkish: Ali dün kesinlikle çok çalıştı.
English: Ali asked me why I worked so hard.
Turkish: Ali bana neden çok çalıştığımı sordu.
English: Ali and Mary worked out their problems.
Turkish: Ali ve Mary tüm sorunlarını çözdüler.
English: A little make-up worked wonders with her.
Turkish: Birazcık makyaj onda harikalar yarattı.
Worked ingilizcede ne demek, Worked nerede nasıl kullanılır?
Worked for a living : Yaşamını sürdürmek için çalıştı. Hayatını kazanmak için çalıştı. Ekmek parası için çalıştı.
Worked hard : Çok çalıştı. Emek sarf etti. Çok çaba harcadı. Didindi.
Worked on : -nın üzerinde çalıştı. -sı ile ilgili uğraştı.
Worked out fine : Düzenli hale geldi. İyi çalıştı. İstenen sonucu aldı. İyi sonuç aldı. En iyi şekilde oldu.
Worked up : Telaşlı. Heyecanlanmış. Öfkelenmiş. Endişeli.
Cold worked steel : Soğuk işlenmiş çelik. Soğuk işlenik çelik.
Hours worked : Çalışılan saatler. Çalışılan sögenler.
Get worked up : Galeyana gelmek.
Overworked : Çok çalıştırmak. Fazla çalışmış. Fazla çalışmak. Çok çalışmış.
Worked very hard : Çok ter döktü. Çok çalıştı. Çok emek harcadı. Çok yoğun çalıştı.
İngilizce Worked Türkçe anlamı, Worked eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Worked ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bleacher : Kastarcı. Açık tribün. Bir tür açık tribün. Çamaşır suyu. Tribün. Beyazlatacı.
Splitter : Dallandırıcı lan. Bir açıklığı pek çok sayıda arttıran elektronik parça (tek çıkıştan pek çok soket sağlayan bir elektrik uzatma kablosu gibi). Ayırıcı. Bölücü. Yarıcı. Dağıtıcı. Delici. Dallandırıcı.
Galaxy : Yıldızlar geçidi. Milyonlarca yıldızdan yıldız kümelerinden, bulutsu ve gaz bulutlarından oluşmuş, samanyolu gibi bağımsız uzay adası. Samanyolu. Galaksi. Şöhretler. Seçkin kişiler topluluğu. Gökada. Seçkin topluluk.
Scrubber : Gaz yıkayıcı. Ovalayıcı. Gaz yıkama makinesi. Fırçalayıcı. Tahta fırçası. Yıkama kulesi. Ovalama için kullanılan alet veya fırça. Gaz yıkama kulesi. Sert fırça. Temizleyici.
Soul : Tin. Esas. Evrensel bir halk inanışına göre, tenden tam anlamıyla bağımsız olan ve ona can vererek yaşamını sağlayan; bireyden geçici bir süre için ayrıldığında bayılma, uyuma, düş görme, sayıklama ya da tutarık tutmasına, dönmemek üzere ayrıldığında ise ölümüne yol açan ölümsüz güç. Kimse. Soul. Gönül. Ruh. Canlılık. Öz. Simge.
Free lance : Bağımsız. Bir şirket tarafından devamlı olarak görevlendirilmeyen katkıda bulunan kimse. Kendi hesabına çalışan. Kendi hesabına iş gören. Kiralık asker (ortaçağ'da). Serbest çalışan. Serbest sanatçı. Devamlı kadroya dahil olmayan.
Shoveller : Genişgagalı ördek. Kürekleyen. Tatlı suda yaşayan bir tür ördek. Uzun geniş gagası olan ve kuzey yarıkürede yaşayan tatlısu ördeği. Kürekle kazan veya birşeyleri kürekle atan kimse. Kürekçi. Kürekle atan. Kürekle atan kimse. Kaşıkçın. Kaşıkgaga.
Tacker : Zımba tabancası. Genç çocuk.
Gatherer : Toplayıcı. Koleksiyoncu. Tarım işçisi.
Solderer : Metal yüzeyleri bir arada kaynaştıran kimse. Lehimleyen kimse. Lehimci. Lehim yapan kimse.
Worked synonyms : mopper, natural object, muzzler, closed universe, trained worker, extraterrestrial object, tier up, cornhusker, extragalactic nebula, plyer, sprigger, ragsorter, estraterrestrial body, seasonal, nailer, universe, moonlighter, striver, skidder, part timer, skilled workman, finisher, stringer, beater, assistant, trimmer, nature, poster, shelver, scab, bill sticker, waterman, shingler.
Worked zıt anlamlı kelimeler, Worked kelime anlamı
Nonworker : İşsiz güçsüz. İşsiz olan kimse. Çalışmayan kimse. Çalışmayan.
Employer : İşveren. İşçileri düşünü ya da beden gücüyle çalıştıran gerçek ya da tüzel kişi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Çalıştıran. Bir iş sözleşmesine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı işçi çalıştıran tüzel ya da gerçek kişi. İş sahibi. İstihdam eden. İşçi çalıştıran. Patron. İşletme sahibi.
Artifact : Yapay doku. Elişi. İlk insanların yaptığı sanat eseri. İnsan yapımı. Yapay olgu. Tarih öncesi insanlarının yaptığı araç. Yapaylık. Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri. Eser.

Bu kısımda Worked kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Worked ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Worked anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Worked ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.