Splitter türkçesi Splitter nedir

  • Yarıcı.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Bir açıklığı pek çok sayıda arttıran elektronik parça (tek çıkıştan pek çok soket sağlayan bir elektrik uzatma kablosu gibi).
  • Dallandırıcı.
  • Dağıtıcı.
  • Dallandırıcı lan.
  • Ayırıcı.
  • Bölücü.
  • Delici.

Splitter ile ilgili cümleler

English: He seems to be a hairsplitter.
Turkish: O kılı kırk yaran bir kimse gibi görünüyor.

Splitter ingilizcede ne demek, Splitter nerede nasıl kullanılır?

Beam splitter prism : Işık bölücü prizma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işık bölücü biçme. Işın demetini belirli oranda bölerek değişik yönlere saptırma özelliği taşıyan biçme.

Beam splitter : Demet bölücü. Işın demeti ayırıcısı. Huzme bölücü.

Hair splitter : Kılı kırk yaran kimse.

Line splitter : Hat üleştirici. Hat ayırıcısı.

Splittering : Dallandırıcı. Delici. Dallandırıcı lan. Bölücü. Dağıtıcı. Ayırıcı. Yarıcı.

Splitters : Ayırıcı. Dallandırıcı lan. Dallandırıcı. Delici. Bir açıklığı pek çok sayıda arttıran elektronik parça (tek çıkıştan pek çok soket sağlayan bir elektrik uzatma kablosu gibi). Bölücü. Dağıtıcı. Yarıcı.

Hairsplitters : Kılı kırk yaran kimse.

Splitting across pages : Sayfayı boydan boya bölmek.

Hairsplitter : Kılı kırk yaran kimse.

 

Beamsplitter : Işın demeti bölücüsü. Demet bölücü.

İngilizce Splitter Türkçe anlamı, Splitter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Splitter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Distributor : Bayi. Atletizm, bilgisayar, iktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ana bayii. Dağıtımcı. Sıralayıcı. Kır koşularında, varış çizgisini geçen atletlere varış sırasına göre sayı veren yargıcı. Müvezzi. Dağıtım işiyle uğraşan kimse. Belli bir coğrafi bölgede, imalatçıdan aldığı malları tekrar satan ve imalatçı ile yaptığı sözleşme gereği söz konusu malların dağıtımına ilişkin özel hakları bulunan gerçek veya tüzel kişi.

Sharecroppers : Toprak kirasını ürünle ödeyen çiftçi. Ortak çiftçi. Ortakçı. Maraba.

Bradawl : Delen şey. Kalem. Delici cisim. Küçük delikler açmak için kullanılan sivri uçlu gereç. Biz. Kaçaburuk. Delen cisim.

Dissolutive : Ayrılmaya neden olan. Parçalara ayırıcı.

Divider : Hisseleri pay eden kimse. Paylaştırıcı. Pergel. Bölen şey. Bölen. Bölen kişi veya şey. Kuyu bölmesi.

Penetrating : Etkili. Giren. Yüksek (ses). Keskin. Düzene sokma. Keskin (bakış). Anlayışlı. Nüfuz eden. İçine işleme.

Diffuser : Eşit olarak ışık yayan cihaz. Glop. Işık saçıcı. Işık yumuşatma ekranı. Diffüzör. Ters nozul. Işığın yayınımını sağlamak amacıyla ışık kaynağının önüne konan, ışığı yumuşatmakta kullanılan çeşitli yapıda yüzeyler. Yayındırıcı. Başlıca yayınma olayından yararlanarak, bir kaynağın ışık akısının uzaysal dağılışını değiştirmeye yarayan nesne.

 

Perforating : Delik açma. Delikleme. Delmek. Delme. Perforans. Delikli yapmak. İçine işlemek.

Absolute device : Mutlak aygıt. Salt aygıt.

Splitter synonyms : taxonomer, splitters, burler, access key, diacritic, dispersive, distributors, distributive, worker, penetrator, dividing, taxonomist, factionist, disconnector, splittering, dialyzer, dispersant, partner, tenant farmer, abnormal end, classificator, schismatics, disuniter, abstract syntax tree, dispensator, ac adapter, disrupter, perforator, dissipative, classifier, delimiter, detacher, acception.

Splitter zıt anlamlı kelimeler, Splitter kelime anlamı

Nonworker : Çalışmayan. İşsiz olan kimse. Çalışmayan kimse. İşsiz güçsüz.

Lumper : Liman işçisi. Gemi yükleme işçisi. Dok işçisi. Tersane işçisi. Yük boşaltma işçisi.

Splitter ingilizce tanımı, definition of Splitter

Splitter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, splits.