Splitters türkçesi Splitters nedir

  • Yarıcı.
  • Delici.
  • Dağıtıcı.
  • Ayırıcı.
  • Bölücü.
  • Dallandırıcı.
  • Bir açıklığı pek çok sayıda arttıran elektronik parça (tek çıkıştan pek çok soket sağlayan bir elektrik uzatma kablosu gibi).
  • Dallandırıcı lan.

Splitters ingilizcede ne demek, Splitters nerede nasıl kullanılır?

Hairsplitters : Kılı kırk yaran kimse.

Beam splitter prism : Işık bölücü prizma. Işık bölücü biçme. Işın demetini belirli oranda bölerek değişik yönlere saptırma özelliği taşıyan biçme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Beam splitter : Huzme bölücü. Demet bölücü. Işın demeti ayırıcısı.

Hair splitter : Kılı kırk yaran kimse.

Line splitter : Hat ayırıcısı. Hat üleştirici.

Hairsplitter : Kılı kırk yaran kimse.

Splitting : Gülmekten öldüren. Saç kırığı. Ayırma. Aşırı. Bölme. Acı. Çatallanma. Şiddetli. Farkı paylaştırma. Delice.

Splitting hairs : İnce eleyip sık dokuma. Titiz davranmak. İnce eleyip sık dokumak. Kılı kırk yarmak. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durma. Kılı kırk yarma. Uzun uzadıya inceleme.

Splitting fruit : Şizokarp. Sinkarp ovaryumdan meydana gelen ve olgunlukta karpellerin birleşme yerinden yarılarak her biri tek tohumlu merikarplara ayrılan kuru meyve.yarılan meyve.

Splitter : Bir açıklığı pek çok sayıda arttıran elektronik parça (tek çıkıştan pek çok soket sağlayan bir elektrik uzatma kablosu gibi). Dallandırıcı lan. Delici. Dağıtıcı. Ayırıcı. Dallandırıcı. Yarıcı. Bölücü.

 

İngilizce Splitters Türkçe anlamı, Splitters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Splitters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disintegrator : Yapı giderici. Elyaf açıcı. Desintegratör. Öğütme makinesi. Parçalayan. Ufalayıcı. Özekkaç değirmen. Parçalama makinesi.

Factious : Fesat. Ara bozucu. Hizipçi. Kışkırtıcı. Kavgacı. Fitne. Fitneci. Münafık. Fesatçı.

Driller : Matkapçı. Sondajcı. Delik açmak için kullanılan makine. Eğitmen. Matkap kullanan. Asker veya öğrencileri eğiten kimse. Sondaj işçisi. Matkap makinesi. Delme makinesi.

Penetrative : Yüksek (ses). İçe işleyen. İçine işleyen. Yüksek. Keskin (bakış). Etkili. Zeki. Keskin.

Disruptive : Birliği bozan. Kargaşaya yol açan. Bozucu. Yıkıcı. Parçalayıcı. Rahatsız edici. İşleri aksatan. Karışıklığa sebebiyet veren. Aksatan.

Borers : Sondoz. Matkap. Sondaj ustası. Sondaj makinesi. Lağım mili. Delgi. Burgu. Delik açma aleti. Kurt.

Penetrator : Davetsiz misafir.

Splitters synonyms : detachers, splitter, splittering, duplexers, tenant farmer, bit, bur, distributor, sharecroppers, drillers, discriminatory, perforating, schismatics, partner, drilling, factionist, dispensator, dialyzer, flake, divider, dispenser, duplexer, diacritic, delimiter, disuniter, diacritical, classifiers, rippers, fill in light, distributors, deliveryman, breakable, deliverer.

Splitters zıt anlamlı kelimeler, Splitters kelime anlamı

Unbreakable : Bozulamaz. İşlenemez (toprak). Kırılmaz. Ehlileşmez.

Unite : Birleştirmek. Bitişmek. Bağlamak. Kaynaşmak. Kavuşturmak. Birleşmek. Raptetmek. Evlenmek. Birlik olmak.