Splitting türkçesi Splitting nedir

  • Bölme.
  • Gülmekten öldüren.
  • Bir akarsuyun, çığırının herhangi bir kesiminde, çok kez sonradan birleşmek üzere birkaç kola ayrılması.
  • Delice.
  • Ayırma.
  • Çatallanma.
  • Keskin.
  • Coğrafya, fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır.
  • Yarma.
  • Çok komik.
  • Kahkahalara boğan.
  • Farkı paylaştırma.
  • Aşırı.
  • Acı.
  • Ayrılma (gruplara vb).
  • Yarılım.
  • Bir erke düzeyi ya da görünge çizgisinin iki, üç,... düzey ya da çizgiye ayrılması. bir molekülün iki ya da daha çok atoma bölünmesi.
  • Hava akımı bölünmesi.
  • Bir erke düzeyi ya da izge çizgisinin iki, üç... düzey ya da çizgiye ayrılması.
  • Şiddetli.
  • Saç kırığı.

Splitting ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary are splitting up.
Turkish: Ali ve Mary ayrılıyorlar.

English: You're splitting hairs.
Turkish: Ufak ayrıntılar üzerinde fazla duruyorsunuz.

English: Did you hear about Ali and Mary splitting up?
Turkish: Ali ve Mary'nin ayrılmaları hakkında bir şey duydun mu?

English: We're splitting the bill.
Turkish: Biz faturayı paylaşıyoruz.

English: I have a splitting headache.
Turkish: Yarım baş ağrım var.

Splitting ingilizcede ne demek, Splitting nerede nasıl kullanılır?

Splitting across pages : Sayfayı boydan boya bölmek.

Splitting field : Ayrıştırma cismi. Cisim genişlemesi.

 

Splitting fruit : Şizokarp. Sinkarp ovaryumdan meydana gelen ve olgunlukta karpellerin birleşme yerinden yarılarak her biri tek tohumlu merikarplara ayrılan kuru meyve.yarılan meyve.

Splitting hairs : İnce eleyip sık dokumak. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durma. Uzun uzadıya inceleme. Kılı kırk yarma. İnce eleyip sık dokuma. Kılı kırk yarmak. Titiz davranmak.

Splitting up : Bölmek. Ayrılmak. Birim hisse değeri düşürülerek tedavüldeki hisse sayısının artırılması. Ayırma biçiminde bir şirket yeniden yapılanması. Taksim etmek. Paylaşılmak. Ayrılma. Paylaştırmak. Bölünmek. Ayrılmak (gruplara vb).

Channel splitting : Kanal bölümlenmesi.

Splitting window : Pencere bölme.

Hair splitting : Çok ince hesaplar yapma. Kılı kırk yaran. Kılı kırk yarma.

Word splitting : İnce eleme. Ufak meselelere büyük önem verme. Kelime ayırma. Sebep bulmada gereksiz ince ayrıntıya girme. Saç ayırma.

Atomic splitting : Atom bölünmesi.

İngilizce Splitting Türkçe anlamı, Splitting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Splitting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bittering : Üzücü. Acı (tat). Bitter (çikolata). Barut gibi. Acılık. Keskinlik. Acılı.

Burnings : Yakıcı. Büyük. Fırınlama. Yanan. Mühim. Kızgın. Yakış. Yanma. Yakma.

Chopping : Doğrama. Kıyıcı. Emdirme materyali içerisinde yerleştirilip blok durumuna getirilen örneklerden mikrotomda usulüne uygun kesitler alınması. doğrama. Kıyım. İri yarı. İri yapılı. Kıyma. Değişiklik. İri. Değişme.

Ached : Ağrı. Sızlamak. Sancı. Azap. Sızı. Sancımak. Acımak. Ağrımak.

 

Slitting : Kesme. Dilme. Yırtılmak. Yarmak. Yırtmak. Yarılmak. Sökmek. Kesmek (uzunluğuna). Sökülmek.

Chiseled : Biçimli. Keski ile kesilmiş. Yontulmuş. Keski ile yontulmuş. Keskin hatları olan. Keskin (yüz hatları).

Beyond all reason : Mantıksız.

Balmily : Yumuşak bir şekilde. Sıcacık bir şekilde. Çlıgınca. Sıcacık ve hoş bir şekilde. Hoş bir şekilde. Huzur verici bir şekilde. Huzur veren bir şekilde.

Compartments : Biyolojik yapılarda bulunan sınırları belirlenmiş kapalı bölgeler. Göz. Kısım. Kompartıman. Bölüm.

Bughouses : Akılsız. Acayip. Tımarhane. Akıl hastanesi.

Splitting synonyms : acerbic, appropriations, bifurcation, hairsplitting, assuring, astringents, astronomical, agony, biting, bulkhead, bitterer, boisterous, cockle, frenzied, dementedly, fissions, buggiest, killing, assortment, anguishing, acutes, closets, acute, bifurcations, fissioning, ache, differentiation, distinction, demoniacally, breakdown, acrid, disaffiliation, sidesplitting.

Splitting zıt anlamlı kelimeler, Splitting kelime anlamı

Euphonious : Hoş sesli. Ahenkli. Sesi kulağa hoş gelen.