Splitting fruit türkçesi Splitting fruit nedir
- Sinkarp ovaryumdan meydana gelen ve olgunlukta karpellerin birleşme yerinden yarılarak her biri tek tohumlu merikarplara ayrılan kuru meyve.yarılan meyve.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Şizokarp.
Splitting fruit ingilizcede ne demek, Splitting fruit nerede nasıl kullanılır?
Splitting : Ayırma. Bir erke düzeyi ya da izge çizgisinin iki, üç... düzey ya da çizgiye ayrılması. Aşırı. Keskin. Acı. Kahkahalara boğan. Saç kırığı. Bir erke düzeyi ya da görünge çizgisinin iki, üç,... düzey ya da çizgiye ayrılması. bir molekülün iki ya da daha çok atoma bölünmesi. Coğrafya, fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Yarma.
Fruit : Tohumlu bitkilerde döllenmeden sonra karpellerin gelişip olgunlaşması ile meydana gelen yapı. Ürün. Semere. Kar. Meyvelenmek. Meyve. Döl. İbne (argo sözcük). Yemiş.
Splitting across pages : Sayfayı boydan boya bölmek.
Splitting field : Cisim genişlemesi. Ayrıştırma cismi.
Splitting hairs : Uzun uzadıya inceleme. İnce eleyip sık dokumak. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durma. Kılı kırk yarmak. İnce eleyip sık dokuma. Kılı kırk yarma. Titiz davranmak.
Splitting up : Bölmek. Paylaştırmak. Ayırma biçiminde bir şirket yeniden yapılanması. Bölme. Paylaşılmak. Ayrılma. Taksim etmek. Birim hisse değeri düşürülerek tedavüldeki hisse sayısının artırılması. Ayrılmak. Ayrılmak (gruplara vb).
İngilizce Splitting fruit Türkçe anlamı, Splitting fruit eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Splitting fruit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Acacia : Akasya. Mimoza. Arap zamkı. Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
Abiotic environment : Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
Aardvarks : Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Yer domuzugiller.
A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.
Splitting fruit synonyms : a cell, abductor muscle, aardvark, abramis zone, abo blood groups system, schizocarp, a cells.

Bu kısımda Splitting fruit kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Splitting fruit ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Splitting fruit anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Splitting fruit ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.