Divider türkçesi Divider nedir

  • Bölen şey.
  • Kuyu bölmesi.
  • Hisseleri pay eden kimse.
  • Paylaştırıcı.
  • Bölen.
  • Pergel.
  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Bölen kişi veya şey.
  • Bölücü.

Divider ingilizcede ne demek, Divider nerede nasıl kullanılır?

Common divider : Ortakbölen.

Current divider : Akım bölücü.

Digital divider : Sayısal bölücü.

Frequency divider : Frekansları bölen aygıt (radyo, vs.). Frekans bölücü. Sıklık bölücü.

Voltage divider : Voltaj ayırıcı. Voltajı ayırmak ve bölümlemek için kullanılan şey. Voltaj bölücü. Gerilim bölücü. Gerilimbölen. Gerilim düşürücü. Ardışık bağlı direnç, sığaç ve inkilteçlerden oluşan ve tüm dizinin uçlarına uygulanan gerilimin küçük bir bölümünü alarak kullanmaya yarayan düzenek. Elektronik direnç.

Divide in two : İkiye ayırmak. İkiye bölmek.

Divide into quarters : Dörde bölmek. Dört eşit parçaya bölmek. Çeyreklere bölmek. Dört kısma ayırmak.

Record dividers : Kayıt bölücüleri.

Divide between : -nın arasında bölmek. -nın arasında paylaştırmak. Bölüştürmek. Paylaştırmak. -ya pay etmek.

Divide among several persons : Pek çok kimse arasında bölmek. Pek çok kişi arasında bölüştürmek.

İngilizce Divider Türkçe anlamı, Divider eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Divider ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Disjunct : Tümce belirteci. İzole edilmiş. Ayrılmış. Bitişik veya komşu elementten ayrılarak gösterilmiş. Ayrı. Soyutlanmış. Ayrık.

Disuniters : Anlaşmazlık yaratan kimse veya şey. Anlaşmazlık yaratan kişi. Birliği bozan kişi veya şey.

Factious : Münafık. Hizipçi. Ara bozucu. Fitneci. Fitne. Kavgacı. Fesatçı. Fesat. Kışkırtıcı. Ayrımcı.

Disjuncts : Ayrı. Tümce belirteci. Ayrılmış.

Duplexers : Alıcı verici. Verici-alıcı. Alıcı-verici.

Compass : Çevirmek. Bir çemberin özeğindeki bir iğne üzerine oturtularak yatay düzlem içinde erkince dönebilen ve çemberin çevresindeki dereceler üzerinde yön gösteren bir mıknatıs iğnesi. Menzil. Alan. Kapsam. Erim. Çember çizmekte kullanılan aygıt. Sınır.

Denominator : İsim koyan. Bayağı kesirde bölen. Payda. Mahreç.

Fissiparous : Bölünmeye sebep olan. Bölünerek çoğalma. Yarılan. Yaran. İkiye bölünerek üreyen. Parçalara bölünme eğiliminde olan.

Divisor : Bir başka sayıyı bölen sayı. Ortak bölen. Tambölen sayı.

Disjunctive : Ayıran.

Divider synonyms : server, activated carbon, wall, interposer, structure, denominators, schismatic, abandoned mine, acid proof, acid rock, parting, advance heading, adit, bulkhead, disruptive, brattice, disuniter, acidization, advancing longwall, schismatical, partition, pair of compasses, divisors, disintegrator, compasses, abandon, acetylene lamp, schismatics, advance per shift, interruptive, dissepimental, construction, screen.

Divider zıt anlamlı kelimeler, Divider kelime anlamı

Lumper : Dok işçisi. Liman işçisi. Yük boşaltma işçisi. Gemi yükleme işçisi. Tersane işçisi.

Divider ingilizce tanımı, definition of Divider

Divider kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That which separates anything into parts. One who, or that which, divides.