Overworked türkçesi Overworked nedir

Overworked ile ilgili cümleler

English: I think I am overworked.
Turkish: Fazla çalıştığımı düşünüyorum.

English: The workers are overworked and underpaid.
Turkish: İşçiler çok çalıştırılıyor ve az para ödeniyor.

English: Ali is overworked.
Turkish: Ali çok çalışmış.

English: We're overworked.
Turkish: Biz çok çalıştık.

English: I'm overworked.
Turkish: Çok çalışmışım.

Overworked ingilizcede ne demek, Overworked nerede nasıl kullanılır?

Overwork : Çok iş. Kapasitesinden fazla çalıştırmak. Çok çalıştırmak. Ek mesai. Gergin. Fazla çalışmak. Forse çalışma. Fazla çalıştırma. Fazla çalışma. Aşırı heyecanlı.

Overworking : Fazla çalışma. Sürmenaj. Fazla uzun çalışma saatleri. Çok çalıştırmak. Fazla çalışmak.

Overworks : Fazla çalıştırmak. Forse çalışma. Çok çalıştırmak. Fazla çalıştırma. Çok iş. Fazla çalışma. Ek mesai. Kapasitesinden fazla çalıştırmak. Fazla çalışmak. Aşırı heyecanlı.

Overworn : Kullanım için uygun olmayıncaya dek aşınmak. Aşırı aşınmak.

İngilizce Overworked Türkçe anlamı, Overworked eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overworked ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Overworks : Forse çalışma. Aşırı heyecanlı. Fazla çalıştırmak. Fazla çalıştırma. Çok iş. Ek mesai. Fazla çalışma. Kapasitesinden fazla çalıştırmak.

Unnoted : Tanınmamış. Gözden kaçmış. Göze çarpmadan.

Overwork : Kapasitesinden fazla çalıştırmak. Çok iş. Ek mesai. Fazla çalışma. Forse çalışma. Fazla çalıştırmak. Fazla çalıştırma. Gergin.

Process : İşlem. Bir amaca yönelmiş olan sürekli değişimlerin tümü. olayların zaman içinde belli bir gelişme göstererek sürüp gitmesi. İşlemden geçirmek. Süregelen bir oluşum ya da yürümekte olan işlem. Çıkıntı. Aşama. Özel işlem uygulamak. Dava açmak. Gidiş. Yönlendirmek.

Unmarked : Markasız. İmlenmemiş. İşaretlenmemiş. İfadesiz. İşaretsiz. Çiziksiz. Not verilmemiş. Damgasız. Belirtisiz. Çizgisiz.

Unnoticed : Fark edilmemiş. Görülmemiş. Farkedilmemiş. Gözden kaçmış. Farkedilmeden. Farkına varılmamış. Göze çarpmadan.

Work : Üretimi geliştiren en önemli etken; yapılana katılan insan gücü. yapılan işte para ile ölçümlenen insan emeği. Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. çalışma, emek. yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. meslek. Oynatmak. Oynamak. Etkili olmak. Mekanikte, bir noktaya etkiyen kuvvetin büyüklüğü, noktanın aldığı yolun uzunluğu ve kuvvet yönü ile yol doğrultusu arasında kalan açının kosinüsü çarpımlarıyla belirlenen erke . termodinamikte, bir dizgeyle çevresi arasında, ısı türü dışında oylumsal, elektriksel, yüzeysel her tür erke alışverişinin ortak adı. Yapıt. Eser. Emek. İşlemek.

 

Work on : Üzerine çalışmak. Etki etmek. Etkilemek. -e ağırlık vermek. Birisini ikna etmeye çalışmak. Tesir etmek. Nakışlamak. Üstünde çalışmak. -in yapımıyla meşgul olmak. -in yapımıyla uğraşmak.

Overworking : Fazla çalışma. Fazla uzun çalışma saatleri. Sürmenaj.

Burn the candle at both ends : Durup dinlenmeden çalışmak. Gecesini gündüzüne katmak. Gece gündüz demeden çalışarak kendini helak etmek. Geceyi gündüze katmak. İpi iki eli ile tutmak. Dur durak bilmeden çalışmak. Kendisini paralamak. Kendisini helak etmek. Enerjiyi boşa harcamak.

Overworked zıt anlamlı kelimeler, Overworked kelime anlamı

Noticed : Görülmüş. Gözlenmiş. Hayli. Fark edilebilir. Önemli.