Workers participation türkçesi Workers participation nedir
- İşçi katılımı.
- İktisat alanında kullanılır.
- İşçilerin veya temsilcilerinin yönetime katıldığı, ancak yönetimin gerçekte işverenlerin denetiminde olduğu bir işletme yönetim biçimi.
- Müşterek mülkiyet.
Workers participation ingilizcede ne demek, Workers participation nerede nasıl kullanılır?
Workers : İşçi sınıfı. İşçiler. Emekçiler.
Participation : İştirak. Şirket. İktisadi devlet teşekküllerinin veya kamu iktisadi kuruluşlarının veya bağlı ortaklıklarının, sermayelerinin en az yüzde onbeşine, en çok yüzde ellisine sahip bulundukları anonim şirketler. bir ortaklık ile işletme arasında, sözkonusu ortaklığın yönetimine ve ortaklık politikalarının belirlenmesine katılma anlamında devamlı bir bağ yaratan, doğrudan veya dolaylı sermaye ve yönetim ilişkisi. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Katılım. Ortaklık. Katılımcılık. Bir süreç ya da bir durum içinde istençli ve eylemli olarak bir işi üstlenme ya da bir olayda etkin olma. Katılma. İletişim ya da ortak eylemde bulunma yoluyla belirli bir toplumsal duruma girme, bu durumla özdeşleşme süreci.
Workers education : İşçi eğitimi. Özellikle sendika üyesi yetişkin işçilere daha çok iş ekonomisi ve sanayi ilişkileri gibi konularda yüksek okul, üniversite ve işçi sendikalarınca verilen eğitim.
Workers village : İşçi köyü. Etkin nüfusunun büyük bölümü, tarım işlerini tümüyle bırakarak ya da zamanlarının bir bölümünü ayırarak çevredeki fabrikalarda çalışan kırsal yerleşme türü.
Community participation : Kamusal katılım. Toplum katılımı. Bir yerel topluluğun üyelerinin, yaşadıkları çevreyi etkileyen siyasa, tasar, izlence ve vargıların oluşturulmasında görev almalarını, tasarlama örgenlerinin karşı karşıya bulundukları seçenekler üzerinde görüş belirtmelerini sağlayan elerkil çalışma yöntemi. bk. kullanıcı katılımı.
Employee participation : Yönetime katılma. İşçi katılımı.
İngilizce Workers participation Türkçe anlamı, Workers participation eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Workers participation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Joint ownership : Ortak iyelik. Bir taşınmaz üzerinde, iyelerden her birinin payları belirtilmemiş bulunan iyelik türü. bk. paylı iyelik. İki veya daha fazla kişi veya grup arasında paylaşılan mülkiyet. Ortak sahiplik. Paylı mülkiyet. Bileşik iyelik. Ortak mülkiyet. Bir mala birden çok kimsenin payları oranında iye olmaları durumu.
Coownership : Ortak mülkiyet. Ortaklaşa mülkiyet. Birlikte mülkiyet.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
Collective ownership : Ortaklaşa iyelik. Ortak iyelik. Kolektif mülkiyet. İştirak halinde mülkiyet. Ortak mülkiyet. Ortak iyilik.
Severalties : Şahsi veya özel sahiplik. Ayrılabilirlik. Bölünebilirlik. Ayrılacıklı mülkiyet. Ayrıcalıklı veya şahsi mülkiyette tutulan mülk. Ayrılık. Seçkin mülkiyet.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Severalty : Seçkin mülkiyet. Ayrılabilirlik. Ayrılık. Bölünebilirlik. Şahsi veya özel sahiplik. Ayrılacıklı mülkiyet. Ferdi mülkiyet. Ayrıcalıklı veya şahsi mülkiyette tutulan mülk.
Workers participation synonyms : worker participation, a change in supply, ability to pay principle, abnormal budget expenditures, a shift in supply, a pass through certificate, abnormal budget, joint property, a type mutual funds, a group shares, abnormal budget receipts, a change in individual demand, employee participation, ability rent.

Bu kısımda Workers participation kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Workers participation ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Workers participation anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Workers participation ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.