Working up türkçesi Working up nedir
- Duygularını giderek doruğa çıkarmak.
- İlerletmek.
- Körüklemek.
- Hazırlamak.
- Sokmak.
- Hedeflemek.
- Heyecanlanmış.
- Geliştirmek.
- Getirmek.
- Planlamak.
- Öfkelenmiş.
- Azdırmak.
Working up ile ilgili cümleler
English: They're working upstairs.
Turkish: Onlar üst katta çalışıyor.
English: Ali must be working up a sweat.
Turkish: Ali çok çalışıyor olmalı.
Working up ingilizcede ne demek, Working up nerede nasıl kullanılır?
Working : Çalışan. İş. Çalışmayla ilgili. Emekçinin düşünsel veya bedensel gücünü bir mal veya hizmet üretim sürecinde kullanması. krş. emek. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İşleyiş. Çalıştırma. Yeterli. Bir yapıtın biçiminin değiştirilerek başka bir türden yapıt durumuna getirilmesi, sözgelişi romandan tiyatro yapıtı yapılması ya da başka bir düzene konulması. İşlenme.
Working advance : İşin bitiminden sonra hesaplaşmak üzere işi yapacak olan kişilere önceden ödenen para. İş öndeliği.
Working advances : İş öndelikleri. İşin bitiminden sonra sayışılmak üzere genellikle işletmeler adına yapılacak her tür hizmetler karşılığı kişilere önceden ödenen para.
Working age : Çalışma yaşı.
Working agreement : Geçici anlaşma.
İngilizce Working up Türkçe anlamı, Working up eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Working up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bring into : İthal etmek. Başlatmak. Dışarıdan mal getirmek.
Arranges : Kararlaştırmak. Ayarlamak. Sıraya koymak. Sıralamak. Aranje etmek. Düzenlemek. Halletmek. Yoluna koymak.
Embittering : Dünyadan nefret ettirme. Ekşitilme. Körüklenme. Ekşitmek. Acılaştırma. Dünyadan nefret ettirmek. Hayata küstürme. Hırçınlaştırmak. Gücendirme. Hırçınlaştırma.
Work up : Heyecanlandırmak. Düzenlemek. Tamamlamak. Tahrik etmek.
Bears : Ayıgiller. Dişini sıkmak. Duymak (sevgi). Sineye çekmek. Katlanmak. Çekmek. Doğurmak. Üstlenmek. Gütmek (kin).
Calculate : Ölçüp biçmek. Düşünüp taşınmak. Hesaplamak. Güvenmek. Bel bağlamak. Hesaplama yapmak. Endazeye vurmak. Tasarlamak.
Brings : İkna etmek. Razı etmek. Neden olmak. Vermek (ceza). Kazandırmak.
Flurried : Telaşlı.
Contrives : Uydurmak. Yapmak. Yolunu bulmak. Başarmak. Becermek. Tasarlamak. Akıl etmek. Bulmak. İcat etmek.
Engrafted : Yerleştirmek. Dikilmiş. Aşılanmış. Dikmek. Aşılamak.
Working up synonyms : aimed, drive, exacerbated, build up, carried, carrying forward, cultivating, arrange, home, embed, concocts, zero in on, coached, waken, fanned, dig into, instigate, agog, bring, drive somebody wild, cultivates, dragged, depraving, accustom, enflames, bring along, concoct, cater for, build, drags, intends, exacerbates, brought.

Bu kısımda Working up kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Working up ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Working up anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Working up ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.