Working türkçesi Working nedir
- Halletme.
- Bir yapıtın biçiminin değiştirilerek başka bir türden yapıt durumuna getirilmesi, sözgelişi romandan tiyatro yapıtı yapılması ya da başka bir düzene konulması.
- Yeterli.
- İşlenme.
- İşleyiş.
- İşletme.
- Emekçinin düşünsel veya bedensel gücünü bir mal veya hizmet üretim sürecinde kullanması. krş. emek.
- Temel.
- Çalışan.
- İş.
- Çalışmayla ilgili.
- İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
- İşleme tarzı.
- Çalıştırma.
- Çalışma.
- Mayalanma.
- Çalışma jüyesi.
- Çalıştırma, işe alma, kullanma. işgücünü kapsayan bölümün çalıştırılması tekniği.
- İşleyen.
Working ile ilgili cümleler
English: A working man should be paid in proportion to his skill, not his age.
Turkish: Çalışan bir adama yaşına göre değil maharetine göre ödeme yapılmalı.
English: "What's wrong?" "The speakers aren't working well."
Turkish: "Ne oldu?" "Hoparlörler iyi çalışmıyor."
English: "Where is Tom?" "He's not working today."
Turkish: "Tom nerede?" "O bugün çalışmıyor."
English: "What's happened?" "The speakers aren't working properly."
Turkish: "Ne oldu?" "Hoparlörler düzgün bir biçimde çalışmıyor."
English: "Where is Mary?" "She's not working today."
Turkish: "Mary nerede?" " O bugün çalışmıyor."
Working ingilizcede ne demek, Working nerede nasıl kullanılır?
Working advance : İşin bitiminden sonra hesaplaşmak üzere işi yapacak olan kişilere önceden ödenen para. İş öndeliği.
Working advances : İşin bitiminden sonra sayışılmak üzere genellikle işletmeler adına yapılacak her tür hizmetler karşılığı kişilere önceden ödenen para. İş öndelikleri.
Working age : Çalışma yaşı.
Working agreement : Geçici anlaşma.
Working analysis : İş incelemeleri. Belirli bir işyerinin çalışma verimini arttırmak için olumlu sonuçlar verebilecek bütün etkenleri araştırma, bulma ve uygulama amacıyla yapılan inceleme.
Working boots : Çalışma çizmeleri. Çalışırken giymek için kullanılan botlar (özellikle dışarıda ve kirli alanlarda). İş botları.
Working book : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İşletme defteri. İşletme yazılığı. İkinci bölüm tecimenlerin tutmakla yükümlü bulundukları işletmeye ilişkin gelir ve giderleri kapsayan yazılık. İkinci sınıf tacirlerin yasal olarak tutmak zorunda oldukları iki defterden biri olup, mal hesabı ile ilgili gelir ve gider hesaplarına ait kayıtların kaydedildiği defter.
Working by the job : Çalışmayı parça başına alacağı ücretle değerlendirme. Parça başına çalışma.
Working aperture : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Diyafram açıklığı. Bir ışık düzengecinin açılma derecesi, ayarlandığı açıklık. Işık düzengeci açıklığı.
Working animal : Çeki hayvanı. Koşum hayvanı.
İngilizce Working Türkçe anlamı, Working eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Working ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Driving : Hareket ettiren. Araba gezintisi. Sürücülük. Sürme. Çalıştıran. Çeviren. Kullanma. Canlı. Sürüş. Sürücü.
Laborings : Zahmetli. Yorucu.
Attend school : Okul okumak. Okuma. Okula gitme.
Labor : Lafı uzatmak. Uğraşmak. Bkz.labour. Çalışmak (iş vb). Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. Alın teriyle yapmak. İş gücü. Doğum sancısı çekmek.
Removal : Azil. Sökme. Taşınma. Uzaklaştırma. Yer değiştirme. İhraç. Görevden alınma. Kovulma. Kaldırma. Giderme.
Archimedean point : Mutlak noktası. Arşimet noktası. Tutunma noktası. Üs.
Abecedarians : Okumayı yeni öğrenen kimse. Alfabenin harfleri ile ilgili. Alfabetik olarak düzenlenmiş. Çok basit.
Assignment : Ev ödevi. Ayırma. Görev. Devir. Havale senedi. Bir bulguyu ya da markayı karşılıkla ya da karşılıksız olarak başkasına verme. Atama. Ödev.
Fermenting : Fermentasyon. Fermantasyona (mayalanmaya) sebep olan.
Baselines : (yazım) harflerin tabanlarının oturduğu varsayılan hayali çizgi (g, y, p, q, ve j harflerinin kuyrukları dışarıda kalarak). Taban çizgisi. Referans hattı. Başlama çizgisi. Ana hat. Esas alınan çizgi. Bir beyzbol sahasında koşucunun bir bölgeden diğerine koştuğu alan (beyzbol). Son cümle. Sahanın sonunu gösteren hat (tenis).
Working synonyms : movement, laboured, fermentation, calling, avocation, handlings, drive, treatment, decent, enterprises, businesses, ample, capable of, cadillacing, baseline, solving, fermentations, functioning, on the job, callings, personnel, brewing, gear, asgmt, mechanisms, operant, operational, motion, commensurate, labours, efficient, effectual, embroiderers.
Working zıt anlamlı kelimeler, Working kelime anlamı
Unemployed : Boşta. Açıkta. Aylak. Kullanılmayan. Cari ücret düzeyinde çalışma istek ve yeteneğine sahip olmasına rağmen iş bulamayan kişi. İşsiz. Boş. Atıl. İşsizler.
Impractical : Beceriksiz. Kullanışlı olmayan. Mantıksız. Pratik olmayan. Uygulanamaz. Elverişsiz. Yapılamaz. Kullanışsız. Saçma. Pratikten yoksun.

Bu kısımda Working kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Working ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Working anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Working ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.