Unemployed türkçesi Unemployed nedir

  • Aylak.
  • Atıl.
  • Açıkta.
  • Kullanılmayan.
  • İşsizler.
  • Cari ücret düzeyinde çalışma istek ve yeteneğine sahip olmasına rağmen iş bulamayan kişi.
  • Boş.
  • Boşta.
  • İşsiz.
  • İktisat alanında kullanılır.

Unemployed ile ilgili cümleler

English: Ali has been unemployed for the past three months.
Turkish: Ali son üç aydır işsiz.

English: Ali has been unemployed for three months now.
Turkish: Ali şu anda üç aydır işsiz.

English: Ali is an unemployed security guard.
Turkish: Ali işsiz bir güvenlik görevlisidir.

English: How many unemployed are there in the world?
Turkish: Dünyada kaç tane işsiz var?

English: Ali is an unemployed aeronautical engineer.
Turkish: Ali işsiz bir havacılık mühendisidir.

Unemployed ingilizcede ne demek, Unemployed nerede nasıl kullanılır?

Unemployed capital : Atıl sermaye.

Unemployed person : İşsiz.

Be unemployed : Boş gezmek. Boş durmak. İşsiz olmak. Boş oturmak.

The unemployed : İğsizler. İşsizler.

Unemployement : İşsizlik. İşçilerin yetenekli oldukları alanlarda kendileri için çalışabilecek bir yer sağlayamamaları. iş gücü ve yerinin işçinin çalışmasını sağlayacak genişlik ve güçte olmaması.

Unemployment benefits : İşsizlik parası.

Unemployment equilibrium : Tüketim, yatırım, devlet harcamaları ve net dışsatımdan oluşan toplam istemin tam işlendirme gelir düzeyinin diğer bir deyişle doğal gayrisafi yurtiçi hasılanın altında bir yerde gerçekleşmesi. Eksik işlendirme dengesi.

 

Unemployment : Cari ücret düzeyinde emek sunumunun emek istemini aşması durumu. İşsizlik. İşçisizlik. Kişinin herhangi bir nedenle işini yitirmesi ve bir yenisini bulma çabası içine düşmesi durumu. Aylaklık. Bir ülkede, bölgede ya da anakentte, çalışma çağındaki insanların bir bölümünün, istençleri dışında, çalışmalıklı bir işten yoksun bulunmaları durumu. Bir toplumda, bir toplumsal kümede çalışma çağındaki nüfusun bir bölümünün istençleri dışında ücretli işten yoksun bulunması durumu. Coğrafya, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Unemployement insurance : İşsiz kalan işçiye yaşam imkanları sağlayan güvence. İşsizlik güvencesi.

Unemployment compensation : İşsizlik ödeneği. İşsizlik parası. İşsizlik ödentisi. İşsizlik yardımı. İşsizlik ücreti. İşsizlik ödemeleri. İşsizlik tazminatı. İşsiz insanlara verilen para.

İngilizce Unemployed Türkçe anlamı, Unemployed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unemployed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Out of use : Geçersiz. Hizmet dışı. Adet olmayan. Kullanım dışı. Modası geçmiş. İşlemez.

Obsolete : Eski. Hükümsüz. Demode. Eskilerine oranla az gelişmiş (biyoloji terimi). Metruk. Kullanılmaz olmuş. Köhne. Eskimiş. İşe yaramaz.

Out of work : Bozuk. İşsiz güçsüz.

Open and above board : Alenen. Açık bir şekilde. Ortada.

On location : Dışarıda. Yerinde. Stüdyo dışında. Dışarda.

 

Dismissed : İşten atılmış. Azledilmiş. Ayrılmaya müsaade eden askeri emir (askeri). Görevden alınmış. İlişiği kesilmiş. İşten kovulmuş. Kovulmuş. İşine son verilmiş.

Fancy free : Aşığı olmayan. Kafasına göre takılan. Sevgilisi olmayan. Bağımsız. Bekar. Aşktan azade. Özgür. Serbest. Kalbi boş.

Idle : Boşta çalışmak. İşe yaramaz. Boş gezmek. Avare. Haylaz. Gereksiz. Başıboş. Verimsiz. İşsiz güçsüz. (motor) boşta çalışmak.

Unrenowned : Şanslı olmayan. Namsız. Namlı olmayan. Demode. Şansız. Ünlü olmayan. Ünsüz. Eski. Köhne.

Airier : Gevşek. Havalı. Hayali. Neşeli. Hafif. Hava gibi hafif. Havadar. Çevik. Kendine bir hava veren.

Unemployed synonyms : laid off, pink slipped, unemployed people, faineant, runabout, hoboing, off shore, fleche, neutral, disengaged, gangrel, a group shares, open and shut, ability to pay principle, drifter, exposed, loafers, unutilised, unproductive, inert, blankest, in the offing, the unemployed, desolate, loafer, people, hobos, deadest, a pass through certificate, inerts, captious, devoid, discharged.

Unemployed zıt anlamlı kelimeler, Unemployed kelime anlamı

Employed : İşe alınan. İş sahibi. İşi olan. Çalışan (kimse). Meşgul. Çalışan. Kullanılmış.

Busy : Kullanımda. Yoğun. Başı kalabalık. Hareketli. Faal. Meşgul. İşlek.

Unemployed ingilizce tanımı, definition of Unemployed

Unemployed kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having no regular work. Not employed in manual or other labor.