Obsolete türkçesi Obsolete nedir

Obsolete ile ilgili cümleler

English: Your computer is obsolete. You need to buy a new one.
Turkish: Bilgisayarınız eskimiş. Yeni bir tane almalısınız.

English: That's an obsolete model.
Turkish: Bu demode bir model.

English: It's obsolete.
Turkish: Zamanı geçmiş bir şey.

Obsolete ingilizcede ne demek, Obsolete nerede nasıl kullanılır?

Become obsolete : Hükmünü yitirmek. Kadük kalmak.

Obsoletely : Artık kullanılmayan bir şekilde. Artık kullanılmayan bir şey ile ilgili olarak. Eskimiş bir şekilde.

Obsoleteness : Kullanışsızlık. Kullanılmama. Modası geçmiş olma durumu. Eskimiş olma. Çağ dışı olma durumu. Eskimişlik.

Obsoletes : İşe yaramaz. Demode. Hükümsüz. Eskimiş. Köhne. Kullanılmayan. Modası geçmiş. Kullanılmaz olmuş. Eski. Metruk.

Obsolescence : Fiziki yıpranma veya aşınmaya bağlı olmaksızın bir malın ömrünün; iktisadi, teknolojik ya da başka bir dışsal değişme dolayısıyla kısalması. bk. battallaşma. Demode olma. Bir türün gittikçe azalarak sonuçta ortadan kaybolması; fizyolojik bir olayın ya da bir yapının yavaş yavaş bitmesi. Obsolesans. Biyoloji, iktisat alanlarında kullanılır. Eskime. Önemini kaybetme. Kullanılmaz olma. Modası geçmekte olma. Değerini kaybetme.

 

Jakobson : Roman jakobson (1896-1982). Soyadı. Rusya doğumlu amerika birleşik devletleri dilbilimcisi ve modern yapısal dilbilimin ve fonolojinin kurucusu.

Planned obsolescence : Planlı eskitme. Piyasada istemi sürekli kılmak amacıyla yazılım, bilgisayar ve cep telefonu gibi malların, belirli bir süre sonra yenileriyle değiştirilmelerini sağlayacak biçimde yoğun araştırma - geliştirme etkinlikleri ile sürekli yenilenip, özelliklerinin değiştirilmesi veya geliştirilmesi. Bilinçli eskitme. Planlı eskime.

Dobson : North carolina eyaletinde yerleşim yeri.

Obsoloscence risk : Teknolojinin veya tüketici tercihlerinin hızlı değişmesi nedeniyle yaşam süresi kısalan mallarda yeterli satış hacmine ulaşılamadan, istemin başka mallara yönelme olasılığı. Eskime riski.

Obsolescently : Artık kullanılmayan bir şekilde. Modası geçmiş bir şekilde. Eskimiş bir şekilde.

İngilizce Obsolete Türkçe anlamı, Obsolete eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Obsolete ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unrenowned : Şanslı olmayan. Ünlü olmayan. Namlı olmayan. Şansız. Ünsüz. Namsız.

Detrited : Bayat. Yıpranmış. Kılıksız. Aşınmış. Pejmurde.

Derelicts : Harabe. Gemi enkazı. Kayıtsız. İhmalkar. Dışlanmış kimse. Terkedilmiş mal. İhmalkar kişi. Sahipsiz mal.

Jadish : Aksi. Yıpranmış. Tükenmiş. Huysuz.

Nudes : Çıplaklık. Geçersiz. Çıplak. Nü. Çıplak insan vücudu. Ten rengi. Çıplak kimse. Çıplak resmi.

 

Anachronic : Tarih hatasına ait. Doğru zaman dilimine göre belirlenmemiş (kişi, nesne veya olay hakkında). Kronolojik hayatla ilgili. Kronolojiye uygun olmayan. Çağdışı. Anakronik. Zamanı uygun bir şekilde belirlenmemiş. Tarih hatası içeren.

Naff : Perçemleri olan deniz kuşu türü. Kötü.

Mustiest : Küf kokulu. Yavan. Sönük. Ağır. Küflenmiş. Antika. Küflü.

Dud : Patlamayan mermi. Sahte. Dandik. İşe yaramaz şey. Karşılıksız. Başarısızlık. Başarısız kimse. İşe yaramaz kimse. Fiyasko.

Obsolete synonyms : noncurrent, demode, hackneyed, out of date, nudest, down at heel, anachronistical, nuder, dated, archaeo, auld, crummy, invalidated, cut and dried, unappropriated, frayed, caduceus, antiquated, effete, good for nothing, bygone, moss grown, invalid, noneffective, old fashioned, nugatory, obsolescent, behind the times, fusty, invalids, cheesy, burnt out, cornier.

Obsolete zıt anlamlı kelimeler, Obsolete kelime anlamı

Current : Tedavüldeki. Güncel. Elektrik yükünün aktarım hızı. Geçer. Bir iletken özdek içinde özgür eksiciklerin, eksi ve artı üşerlerin elektriksel alan etkisi ile akışları. Birim zamanda, dik bir kesitten geçen özdek, kıvıl yük vb. ilişkin nicelik. Bilgisayar, fizik, kimya, iktisat alanlarında kullanılır. Akarsu debisi. Akım. Şu anki.

Obsolete ingilizce tanımı, definition of Obsolete

Obsolete kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Disused. An obsolete statute. To become obsolete. Gone into disuse. To go out of use. As, an obsolete word. Neglected. No longer in use. Applied chiefly to words, writings, or observances.