Planned obsolescence türkçesi Planned obsolescence nedir

  • Planlı eskitme.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Planlı eskime.
  • Bilinçli eskitme.
  • Piyasada istemi sürekli kılmak amacıyla yazılım, bilgisayar ve cep telefonu gibi malların, belirli bir süre sonra yenileriyle değiştirilmelerini sağlayacak biçimde yoğun araştırma - geliştirme etkinlikleri ile sürekli yenilenip, özelliklerinin değiştirilmesi veya geliştirilmesi.

Planned obsolescence ingilizcede ne demek, Planned obsolescence nerede nasıl kullanılır?

Planned : Planlı. Tasarlanmış. Planlanmış. Hesaplı.

Obsolescence : Daha etkin makine veya üretim yöntemlerinin ortaya çıkması dolayısıyla sermaye malının değerinin düşmesi. Modası geçmekte olma. Teknolojideki gelişmeler dolayısıyla iktisadi değerin yitirilmesi. Fiziki yıpranma veya aşınmaya bağlı olmaksızın bir malın ömrünün; iktisadi, teknolojik ya da başka bir dışsal değişme dolayısıyla kısalması. bk. battallaşma. Değerini kaybetme. Eskime. Kullanılmaz olma. Biyoloji, iktisat alanlarında kullanılır. Bir türün gittikçe azalarak sonuçta ortadan kaybolması; fizyolojik bir olayın ya da bir yapının yavaş yavaş bitmesi. Modası geçme.

Planned city : Gelişmesi ve büyümesi belli bir tasara uygun olarak gerçekleşmiş ve işlevleri gereği gibi yerine getirilmekte güçlük çekilmeyen kent. Tasarlı kent.

 

Planned economy : Güdümlü ekonomi ve karma ekonomilerde kaynak dağılımının iktisadi planlama ile yapıldığı ekonomi. Planlı ekonomi. Devlet güdümlü ekonomi.

Planned investment : Planlanmış yatırım. Bir ekonomide belirli bir dönemde firmaların yapmayı tasarladıkları yatırım. Planlı yatırım. Planlanan yatırım.

Built in obsolescence : Planlı eskitme. Piyasada istemi sürekli kılmak amacıyla yazılım, bilgisayar ve cep telefonu gibi malların, belirli bir süre sonra yenileriyle değiştirilmelerini sağlayacak biçimde yoğun araştırma - geliştirme etkinlikleri ile sürekli yenilenip, özelliklerinin değiştirilmesi veya geliştirilmesi. Bilinçli eskitme.

İngilizce Planned obsolescence Türkçe anlamı, Planned obsolescence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Planned obsolescence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Planned obsolescence synonyms : built in obsolescence, ability rent, a type mutual funds, abnormal budget, ability to pay principle, a pass through certificate, a change in supply, a shift in individual demand.