Planned economy türkçesi Planned economy nedir

  • Güdümlü ekonomi ve karma ekonomilerde kaynak dağılımının iktisadi planlama ile yapıldığı ekonomi.
  • Devlet güdümlü ekonomi.
  • Planlı ekonomi.
  • İktisat alanında kullanılır.

Planned economy ingilizcede ne demek, Planned economy nerede nasıl kullanılır?

Planned : Planlanmış. Planlı. Hesaplı. Tasarlanmış.

Economy : Örgüt. Ekonomiklik. Tutumluluk. Kişilerdeki gereksemeleri karşılamak amacıyla yapılan davranış ve uygulamaları düzenleyen ve yöneten yasaları inceleyen bilim dalı. İdare. Ekonomi. Ekonomik jüye. Ucuz. Bir ülkede, bölgede ya da bir bütün olarak dünyada mal ve hizmetlerin üretim, dağıtım, değişim, yeniden üretim ve tüketiminin gerçekleştirildiği sistem. krş. bölgesel ekonomi, dünya ekonomisi, ulusal ekonomi. Ekonomik.

Planned city : Gelişmesi ve büyümesi belli bir tasara uygun olarak gerçekleşmiş ve işlevleri gereği gibi yerine getirilmekte güçlük çekilmeyen kent. Tasarlı kent.

Planned investment : Planlanan yatırım. Bir ekonomide belirli bir dönemde firmaların yapmayı tasarladıkları yatırım. Planlanmış yatırım. Planlı yatırım.

Planned obsolescence : Planlı eskime. Piyasada istemi sürekli kılmak amacıyla yazılım, bilgisayar ve cep telefonu gibi malların, belirli bir süre sonra yenileriyle değiştirilmelerini sağlayacak biçimde yoğun araştırma - geliştirme etkinlikleri ile sürekli yenilenip, özelliklerinin değiştirilmesi veya geliştirilmesi. Bilinçli eskitme. Planlı eskitme.

 

Barter economy : Takas ekonomisi. Malın malla değişimine dayanan, değişim aracı olarak paranın kullanılmadığı ekonomi.

İngilizce Planned economy Türkçe anlamı, Planned economy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Planned economy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Command economy : İktisadi etkinliklerin devletin müdahale ve denetimi altında yürütüldüğü, diğer bir deyişle neyin, ne kadar, nasıl ve kimler için üretileceğine siyasal gücü temsil eden merkezi bir organın karar verdiği iktisadi sistem. krş. karma ekonomi, piyasa ekonomisi. Güdümlü ekonomi. Sosyalist ekonomi. Merkezi planlı ekonomi.

Planned economy synonyms : a change in individual demand, abnormal budget receipts, ability to pay approach, a shift in supply, abolition of forced labour convention, a group shares, a type mutual funds.