Out of work türkçesi Out of work nedir

Out of work ile ilgili cümleler

English: He's been out of work for a month.
Turkish: O bir aydır işsiz.

English: Ali has been out of work for three months.
Turkish: Ali üç aydır işsiz.

English: Ali is out of work now.
Turkish: Ali şimdi işsiz.

English: Ali's been out of work for half a year.
Turkish: Ali altı aydır çalışmıyor.

English: Ali is out of work at this time.
Turkish: Ali şu anda işsiz.

Out of work ingilizcede ne demek, Out of work nerede nasıl kullanılır?

Out : Ortaya çıkmak. Nakavt etmek. Kendini belli etmek. Dışarı çıkarmak. Meydana çıkmak. Dışarıda. Çıkış. Çıkarmak. Yanmak. Bayılmak.

Of : Li. -nın. -in. -den. -den övünerek bahsetmek. Nin. In. -li. -dan. Karşı.

Work : İş. Koparmak (para). Görev. Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Başarılı olmak. Seğirmek. Mekanikte, bir noktaya etkiyen kuvvetin büyüklüğü, noktanın aldığı yolun uzunluğu ve kuvvet yönü ile yol doğrultusu arasında kalan açının kosinüsü çarpımlarıyla belirlenen erke . termodinamikte, bir dizgeyle çevresi arasında, ısı türü dışında oylumsal, elektriksel, yüzeysel her tür erke alışverişinin ortak adı. İş yapmak. Mayalanmak. Meşgul olmak.

 

Be out of work : İşsiz olmak.

Out of : -den uzak. -sız. -in dışında. -da.....-ı -den....-ü -nin haricinde veya (oran olarak). -dan. -den yapılmış. -den dışarı. Dışına. Arasından. -siz.

Out of control : Ele avuca sığmaz. Zaptedilemez. Kontrolden çıkmış. Kendini kaybetmiş (öfkeden). Kontrol edilemez. Denetim dışı. Kontrol edilemeyen. Çığrından çıkmış. Kontrolden çıkmış olmak.

Out of action : Sakatlanmış. Kullanım dışı. Kullanılmaz halde. Saf dışı (oyuncu veya asker). Kullanımdan çıkarılmış. İşlemeyecek hale gelmiş. Çalışmaz halde.

Out of curiosity : Öğrenme merakından dolayı. Meraktan dolayı. Meraktan.

Out of band radiation : Bant dışı ışınım.

Out of agenda : Gündem dışı.

İngilizce Out of work Türkçe anlamı, Out of work eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Out of work ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Loafer : Aylak. Boş gezen. Hiçbir iş yapmayıp sürekli televizyon izleyen tip. Mokasen ayakkabı. Serseri. Kaldırım mühendisi. Boş gezenin boş kalfası. Haylaz kimse. Makosen ayakkabı.

Idlers : Aylak. Ara çarkı. Tembel. Makara. Kaldırım mühendisi.

Neutrals : Belirli bir niteliği olmayan. Tarafsız kimse. Sistematik. Nötr. Yansız. Rengi belli olmayan. Tarafsız. Etkisiz eleman. Tarafsız ülke.

 

Idled : Başıboş. Avare. Serbest.

Corrupted : Lekelenmiş. Virüslü. Bozulmuş. Sahtekar. Berbat olmuş. Ahlaksız. Sapık.

Loafers : Haylaz. Mokasen. Boş gezen. Mokasen ayakkabı. Serseri. Boş gezenin boş kalfası. Makosen ayakkabı. Hiçbir iş yapmayıp sürekli televizyon izleyen tip. Kaldırım mühendisi.

Runabouts : Küçük otomobil. Aylak. Tek kişilik otomobil. Bot. Küçük motorlu tekne. Küçük araba. İki kişilik araba.

Clapped out : Bitap düşmüş. Ahı gitmiş vahı kalmış. Bitkin. (ingiliz argosu) yorgun. Enerjisi tükenmiş. Dökük. Ağır kullanımdan dolayı eskimiş. Bıkkın. Yorgun.

At a loose end : Başıboş. Gayesiz. Boşlukta. Avare.

Out of work synonyms : jobless person, fancy free, nonworkers, otiose, neutral, swaggie, off the job, broken down, at liberty, bumpy, bad, bumpiest, unemployed, damaged, idlest, nonworker, cock a hoop, runabout, broken, amiss, deader, no load, bumpier, at an end, floater, nonemployed, out of gear, disengaged, unattached, swagman, jobless, idler, abusive.