Neutrals türkçesi Neutrals nedir

  • Etkisiz eleman.
  • Tarafsız kimse.
  • Nötr.
  • Rengi belli olmayan.
  • Tarafsız.
  • Tarafsız ülke.
  • Yansız.
  • Boşta.
  • Sistematik.
  • Belirli bir niteliği olmayan.

Neutrals ingilizcede ne demek, Neutrals nerede nasıl kullanılır?

Neutral amino acids : Ph 5,5’te elektrik yükleri sıfır olan aminoasitler. Nötr aminoasitler.

Neutral atmosphere : Nötr atmosfer. Yansız atmosfer.

Neutral atom : Nötr atom.

Neutral axis : Etkilenmemiş eksen. Sıfır çizgisi. Yansız eksen. Tarafsız eksen. Nötr eksen.

Neutral color : Önalan rengi.

Neutral country : Tarafsız ülke. Başka ülkeler arasındaki kavgalara karışmayan ülke.

Neutral detergent fiber analysis : Nötral deterjan fiber tayini. Yem örneğinde dekalin, sodyum sülfit ve nötral deterjan fiber çözeltisi kullanılarak yapılan, yemlerin sindirilebilirliği ve net enerji değerini belirlemede kullanılan hücre duvarı elemanları tayini, nötral deterjan fiber tayini. Nötral deterjan lif tayini.

Neutral colours : Doygunluğu olmayan kara, gri ve ak gibi renkler. Ilın renkler. Önalan rengi.

Neutral consumption effect : Yansız tüketim etkisi. Dışsatım malları ile dışalım malları isteminin büyüme ile aynı oranda artış göstermesi durumu. krş. yansız büyüme.

Neutral equilibrium : Nötr denge.

İngilizce Neutrals Türkçe anlamı, Neutrals eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Neutrals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Identity element : Birim eleman. Birim öğe. Özdeşlik elemanı. Özdeşlik öğesi. Etkisiz öğe.

Unattached : Bağımsız. Birleşik olmayan. Bağlı olmayan. Bekar. Eşi veya nişanlısı olmayan. Serbest.

Objective : Maksat. Mercek. Eğitim alanında bir etkinliğe, bir eyleme ya da bir işe başlarken erişilmek istenilen, öğrenim sürecine bütünlük ve anlam kazandıran sonuç. 2-eğitim görevlilerince saptanan ve düzenlenen programlar sonucu öğrenci davranışında gerçekleşmesi istenilen değişme. Irakgörürlerde ışığı toplayan yakınsak mercek dizgesi. Nesnel. Nesne merceği. Amaç. Minigözler, uzgözler gibi ışıksal aygıtların nesneden yana olan mercekleri. Işık mikroskobunda dokuların büyük görüntüsünü elde etmeye yarayan mercek parçası. İnsan bilincinin dışında ve ondan bağımsız olan (şey).

Colourless : Sıkıcı. İtici. Donuk. Silik. Soluk. Tekdüze. Solgun. Renksiz.

Guarded : (söz) dikkatli. Tetikte. Tedbirli. Muhafazalı. İhtiyatlı. Uyanık. Korunan.

Clinical : Kliniğe, hastaya ait olan. İlgisiz. Klinikal. Hasta başında yapılan. Soğukkanlı. Klinik. Umursamaz. Objektif.

Nonaligned : Herhangi bir ufak gruba partiye veya davaya bağlı olmayan. Bağlantısız. Ayarlanmamış. Hizasız. Hiçbir düşünceyi tutmayan. Hizalı olmayan. Birleşik olmayan. Hiçbir düşünceyi paylaşmayan. Müttefik olmayan.

Colorless : Silik. Anlamsız. Renksiz. Tekdüze. Donuk. Cansız. Soluk. Solgun.

Nonpartisan : Bir partiye bağlı olmayan. Partizan olmayan. Partiye bağlı olmayan. Parti tutmayan.

 

Neutrals synonyms : free from bias, crossbench, available, disengaged, unemployed, detached, inert, systematical, unreactive, neutral element, fancy free, sits on the fence, even handed, nonpartisans, idled, judicial, candid, idle, neutral country, inactive, equitable, noncommittal, no load, unprejudiced, impartial, scientific, unbiased, neuter gender, dispassionate, out of gear, out of work, business like, evenhanded.

Neutrals zıt anlamlı kelimeler, Neutrals kelime anlamı

Reactive : Tepkici. Kimyasal olarak aktif. Kimyasal tepkimelere kolayca girebilen (özdek, özdecik). Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tepki oluşturan. Etkinleştirme. Tepkili. Bir kimyasal tepkimeye girmeye yatkın olan (özdek). Tepkin. Duyarlı.

Aligned : Laynına getirilmiş. Düzenlenmiş. Hizalı. Organize edilmiş. Hizalanmış. Kusursuz olarak ayarlanmış. Sıraya konmuş.