Workmaster türkçesi Workmaster nedir

Workmaster ingilizcede ne demek, Workmaster nerede nasıl kullanılır?

Workman : Görevli işçi. Bedensel gücü ile çalışarak yaşantısını sürdüren ve gelir sağlayan kişi. Kendisine karşılığında aylık ya da ücret verilerek çalıştırılan kişi. İşçi. Ücretli. Irgat. Başkasının yararına beden gücünü ya da el uzluğunu kullanarak ücretle çalışan kişi. Usta. Emekçi. Bağımlı çalışan.

Workmanlike : İyi bir işçiye yakışır. Usta elinden çıkmış. İşçi gibi. Ustalıklı. İşçiye yakışır. Ustalıkla yapılmış.

Workmanly : Usta elinden çıkmış. İşçiye yakışır. İşçi gibi.

Workmanship : Ustalık. Sanat. Bir işe verilen emeğin niteliği. Bir işi yapmak için kullanılan sanat ve ustalık. İşçilik. Zanaat. İşçilik ücreti. Usta işi. Bir ürünün yapımında işlevsel ve görsel ayrıntılarına gösterilen özen.

Workmate : Çalışma arkadaşı. İş arkadaşı. (britanya ingilizcesi) iş arkadaşı. İşyeri arkadaşı.

Workmates : Çalışma arkadaşları. (britanya ingilizcesi) iş arkadaşı. İş arkadaşları. Çalışma arkadaşı. İşyeri arkadaşı.

Head workman : Fabrikada ustabaşı. Bir partinin baş işçisi. Ustabaşı.

Injuries to workman : Bazı durumlarda güvenceliyi hemen ya da sonradan beden ya da ruhça sakatlığa uğratan olay. İş kazası.

 

Faulty workmanship : İşçilik hatası. Kusurlu işçilik. Hatalı işçilik. Fabrikasyon hatası.

Unworkmanlike : İyi yapılmamış. Ustaca yapılmamış.

İngilizce Workmaster Türkçe anlamı, Workmaster eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Workmaster ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Headman : Şef. Lider. Köy muhtarı. Reis. Muhtar. Yönetici. Kumandan.

Headsman : Lider. Yönetici. Cellat. Şef. Kumandan.

Headsmen : Yönetici. Cellat. Şef. Lider. Kumandan.

Boss : Kabartma yapmak. -e emirler yağdırmak. Kabara. Otoriter olmak. Yönetici. Patron. Patronluk etmek. Gözetmen. İdare etmek.

Bossed : Damlataşı. Otoriter olmak. İdare etmek. Patron. Kabartma yapmak. Patronluk yapmak. Kabara. Yönetmek.

Captain : Yüzbaşı. Kaptanlık etmek. Kaptan. Bir ayaktopu takımında oyuncuları oyun içinde yöneten, hakem ile konuşmada ve törenlerde takımı temsil etme yetkisi bulunan, sol kolunda özel renkli bir bant (işaret) taşıyan oyuncu. Bir gemi veya uçağın idaresinden sorumlu kişi. Baş garson. Önder. Futbol, madencilik, voleybol alanlarında kullanılır. Lider.

Head foreman : Tüm çalışanlardan sorumlu olan kişi (fabrika, şantiye, vb.).

Ponce : Pezevenklik etmek. Adi. Kadın satıcısı. İbne. Ciğeri beş para etmez. Adi şerefsiz. Muhabbet tellalı. Havalı tip. Pezevenk. Homo.

Pimp : Astik. Kadın tüccarı. Buluşturucu. Pezevenk. Kaltaban. Dasnik. Godoş. Muhabbet tellalı. Kodoş. Pezevenklik etmek.

Skilled worker : Yetişmiş işçi. Vasıflı işçi. Belirli bir becerisi ve yeteneği olmakla beraber usta durumuna gelemeyen işçi. Kalifiye işçi. Yetenekli işçi. Madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Becerikli işçi.

 

Workmaster synonyms : trained worker, pandar, lockkeeper, lockman, pander, fancy man, head workman, foreman, headworker, gaffer, panderer, procurer, headmen, skilled workman, whoremonger, gaffers, foremen, captains, forman.

Workmaster zıt anlamlı kelimeler, Workmaster kelime anlamı

Nonworker : İşsiz olan kimse. Çalışmayan. Çalışmayan kimse. İşsiz güçsüz.

Workmaster ingilizce tanımı, definition of Workmaster

Workmaster kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A master workman. The performer of any work.