Wrists türkçesi Wrists nedir

  • Piston pimi.
  • Bilek.
  • Krank pimi.

Wrists ile ilgili cümleler

English: Ali slit his wrists.
Turkish: Ali bileklerini kesti.

English: Ali let go of Mary's wrists.
Turkish: Ali Mary'nin bileklerini bıraktı.

English: My wrists were sore after lifting wieghts.
Turkish: Ağırlıklar kaldırdıktan sonra bileklerim ağrıdı.

English: Ali noticed Mary's bandaged wrists.
Turkish: Ali Mary'nin sargılı bileklerini fark etti.

English: I do not want to cut my wrists.
Turkish: Bileklerimi kesmek istemiyorum.

Wrists ingilizcede ne demek, Wrists nerede nasıl kullanılır?

Wriststrap : Bileklik.

Wrist band : Kol bandı. Kol ağzı.

Wrist bone : El bileği kemiği. El tarağı kemikleri ile ön kol kemikleri arasında kalan sekiz küçük kemikten her biri. karpus.

Wrist joint : El bileği eklemi. Bilek eklemi.

Wrist pad : Sümen.

Get a slap on the wrist : Azar işitmek. Zılgıtı yemek. Fiske yemek.

Wrist : Bilek eklemi. Krank pimi. Bilek. Kol bileği. Piston pimi. El ile kol arasında kalan ve sekiz küçük kemik kapsayan bölge. El bileği.

Wristlet watch : Kol saati.

Wristdrop : Elde oluşan kısmi felç durumu (patoloji). Kısmi el felci. Elde yaşanan kısmi felç.

A twist of the wrist : Ustalık. Hüner.

İngilizce Wrists Türkçe anlamı, Wrists eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wrists ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Write down : Kaydetmek. Nominal değerini düşürmek (mal). Yazı ile kötülemek. Not etmek. Tahrir etmek. Düşük yazmak. Nominal değerini azaltmak. Yazmak. Kağıda dökmek. Nominal değerini indirmek.

Communicate : İletişime geçmek. İletişim kurmak. Komünyon vermek. Nakletmek. İletmek. Bildirmek. Birbirine açılmak (odalar). Bulaştırmak. Dertleşmek. Anlatmak.

Intercommunicate : Birbiriyle haberleşmek.

Typewrite : Daktiloda yazmak. Tape etmek. Daktilo ile yazmak. Daktiloyla yazmak. Daktilo etmek.

Handwrite : Elle yazmak. Elle yazı yazmak.

Sign : İşaret vermek. İmzalamak. İfade. İmza altına almak. Yazarken zamandan kazanmak amacıyla bir ya da birkaç sözcüğü özümlemek üzere kullanılan kısa işaret. (bunlar çoğunlukla asıl sözcüğün ilk harfleri ile yapılır.). Bilgisayar, bilişim, fizik, gramer, sinema, televizyon, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. İmza atmak. Tecimevi, iş yerlerinin kapılarına asılan ve yapılan iş çeşidi ile bu işe ilişkin özel ve tüzel kişi iyeliğini kapsayan göstergeç. Hasta hayvanların genel durumunda veya organlarında klinik muayenelerle veteriner hekim tarafından saptanabilen ve normal hayvanlarda görülmesi olağan sayılmayan, anatomik, fizik, şimik ve işlevsel değişiklikler, araz, bulgu, beldek. İşaretlemek.

Jot : Yazmak. Nebze. Parça. Zerre. Kaydetmek. Not almak.

Write in : İlave yapmak. Mektupla başvurmak. Eklemek.

Cut : Kesik. Hadım etmek. Çevirimin sona erdiğini, alıcının durdurulmasını bildirmek için yönetmenin, alıcı yönetmenine verdiği komut. Kendisinde top bulunmayan bir oyuncunun, pas alacak gibi bir aldatma ile karşı çembere doğru hızla koşması. Kurguyu, kurgulamayı gerçekleştirmek. kurgu, kurgulama eylemi. Yontmak. Sapmak. Sulandırmak. İndirimli. Bilgisayar, basketbol, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Crankpins : Perno. Krank muylusu. Kol yatağı.

Wrists synonyms : jot down, crankpin, scrabble, write out, type, wrist pin, rewrite, apostrophise, piston pin, issue, scribble, get down, make out, subscribe, style, put down, apostrophize, drop a line, set down, write up, gudgeon pin, wrist.

Wrists zıt anlamlı kelimeler, Wrists kelime anlamı

Critical : Dönümcül. Nazik. Yerici. Eleştirel. Eleştirici. Eleştiri niteliğinde. Eleştiren. Titiz. Bilgisayar, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Değerlendirme amacıyla yapılan.

Noncritical : Tehlikeli bir noktada olmayan. Ani değişim noktasında olmayan (fizik, kimya). Kritik olmayan. Eleştirel olmayan. Ciddi olmayan.