Yürüyü nedir, Yürüyü ne demek
Teknik terim anlamı:
Yürüyerek.
Yürüyü ile ilgili Cümleler
- Toplantı ve gösteri yürüyüşünü düzenleme hakkını kullanmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanununda gösterilir.
- Biz parkta yürüyüşe gidiyoruz.
- Yürüyüşe gidelim.
- Onlar bir yürüyüşe çıktı.
- Ben yürüyüşten sonra tamamen bitkin düştüm.
- Askerler yürüyüşe geçti.
- Büyük babam havanın iyi olduğu günlerde yürüyüşe gider.
- Yürüyüşe gitmek ister misin?
- Bir gün Küplüce arkalarında uzun bir yürüyüş yapmış.
- Balıkçılık, avcılık, yürüyüş ve kayakçılık popülerdir.
- Yürüyüşçülere çoğunlukla cadının tankları denilmektedir.
- Yürüyüşe gitmeyi tercih ederim.
- Ali her sabah yürüyüşe gider.
- Yürüyüşü sever misin?
- Yürüyüşe çıkmalıyız.
- Yürüyüşüne bayılıyorum.
- Karda yürüyüp izini belli etmemek, cümlesiyle tarif edilen bu sinsilik, hedefine asla varamayan adi bir hiledir.
Yürüyü ile ilgili Atasözü veya Deyim
karda yürüyüp (veya gezip) izini belli etmemek : kimsenin sezemeyeceği biçimde gizli iş çevirmek.
karga kekliği taklit edeyim derken kendi yürüyüşünü şaşırmış : görgüsüz kişi, görgülü kişinin yaptığını yapmaya kalkışırsa beceremez, kendisinin doğal davranışını da yitirir, gülünç duruma düşer anlamında kullanılan bir söz.
yürüyüş düzenlemek : bir olayı protesto etmek veya bir konuya dikkat çekmek amacıyla toplu yürüyüş tertip etmek.
yürüyüş yapmak : spor amacıyla yürümek bir olayı protesto etmek veya bir konuya dikkati çekmek amacıyla topluca yürümek.
yürüyüşe çıkmak : dolaşmaya, gezintiye çıkmak.
yürüyüşe geçmek : bir yerden başka bir yere gitmek için yürümeye başlamak bir yeri almak için o yöne doğru ilerlemek.
Yürüyü kısaca anlamı, tanımı
Yürü : devam et, git anlamında kullanılan bir söz. [Bakınız: yürüyş]. Haydi
Atılım yürüyüşü : Geniş adımla ve ağırlığı öndeki bükük diz üzerine vererek yürüme.
Ayak uçlarında yürüyüş : Vücudun ağırlığını salt ayak uçlarına vererek bu dar dayanak yüzeyinde yürüme.
Bükük yürüyüş : Bacaklar dizden bükük, gövde öne eğik tam taban basarak yürüme.
Büyük yürüyüş : (Çin).
Çıngıllı yürüyüş : Titiz yürüyüş.
Dıvrak yürüyüş : Derli toplu, düzgün yürüyüş.
Dört ayak yürüyüş : Elleri ve ayakları kullanarak yapılan yürüyüş.
El arabası yürüyüşü : Cephe duruşunda bulunan birinin eşi tarafından ayak bileklerinden kaldırılarak eller üzerinde ileri geri (öne-arkaya) yürütülmesi, sıçratılmasıyla yapılan bir çeşit alıştırma.
Engelli denge yürüyüşü : Üstünde aşılması gereken türlü engeller bulunan sınırlı dayanak yüzeylerinde yürüme.
Kertenkele yürüyüşü : Cephe duruşunda, ellere dayanıp bacakları sürükleyerek yürüme.
Kır yürüyüşü : Soluğu açmak, direnmeyi çoğaltmak için giyinik olarak kırda yapılan yürüyüş.
Maymun yürüyüşü : Dizler gergin durumda eller ve ayaklarla (dört ayak) yürüme.
Rasgele yürüyüş : [Bakınız: toplanır süreç].
Rassal yürüyüş kuramı : Etkin bir piyasada, hisse senetleri fiyatlarındaki değişmenin birbirinden bağımsız ve aynı dağılıma sahip olduğu varsayımından hareketle hisse senetleri fiyatlarının geçmiş hareket veya eğilimlerininin gelecekteki fiyat öngörülerinde kullanılamayacağını ileri süren kuram.
Serbest yürüyüş : Yumruklaşma çalışmaları arasında serbest, ileri, geri dolaşma ya da yemeklerden sonra yapılan gezinti.
Süratli adi yürüyüş : Ağır adi yürüyüşün daha kısa zamanlarda yapılan, daha hızlı biçimi.
Topuk yürüyüşü : Yalnız topuklara basarak yürüme.
Tüketimin rassal yürüyüşü : Sürekli gelir önsavını rasyonel beklentiler çerçevesinde ele alarak tüketimdeki değişmeleri öngörmenin mümkün olmadığını ve tüketimdeki değişmelerin yalnızca gelir ve servetteki beklenmeyen değişmelerden kaynaklandığını ileri süren ve Robert Hall tarafından ulaşılan sonuç.
Yürüyücü yıldız : Gezeğen yıldız, seyyare.
Yürüyüş etmek : Saldırmak, hücum etmek.
Yürüyüş kurulu : Yürüyüşlerin kurallara uygunluğunu denetleyip, tartışmalı durumları çözümlemekle yükümlü bir başkan ile ayrı uluslu on üyeden oluşan kurul.
Ayı yürüyüşü : Kol ve bacakları açıp gererek yürüme.
Cebri yürüyüş : Bir yere kuvvet yetiştirmek veya düşmandan önce varmak için yapılmış olan hızlı yürüyüş.
Doğa yürüyüşü : Belli kurallar ve grup anlayışı içinde doğada yapılmış olan uzun yürüyüşler.
Fil yürüyüşü : Ellerin ve ayakların gergin bir biçimde birbirine çok yakın basarak yapılmış olan bir yürüyüş biçimi.
Gösteri yürüyüşü : Bir topluluğun duygularını dile getirmek için ana yollar ve alanlarda yürüyerek yapılmış olan gösteri.
Kaplumbağa yürüyüşü : Çok ağır yürüyüş.
Karga yürüyüşü : Çömelmiş durumda, çift ayakla sıçrayarak yapılmış olan yürüyüş.
Mehter yürüyüşü : İki adım ileri, bir adım geri yapılmış olan yürüyüş. Ağır aksak giden iş.
Ördek yürüyüşü : Ördek gibi badi badi yürüme.
Sessiz yürüyüş : Bir düşünce, davranış veya uygulamayı, yersiz bularak karşı çıkmak amacıyla sessiz olarak yapılmış olan toplu yürüyüş.
Yürüyüş : Yürüme işi. Bir olayı protesto etmek, bir konuya dikkati çekmek amacıyla topluca yürüme. Birliklerin bir yerden başka bir yere gitmesi. Spor amacıyla yapılmış olan yürüme.
Yürüyüş bandı : Koşu bandı.
Yürüyüş kolu : Belli bir bölgeye ulaşmak veya bulunulan bir bölgeden ayrılmak amacıyla bir kumanda altında, düzenli yürüyüş yapan piyade, zırhlı veya motorlu birliklerin tümü. Bir amaç doğrultusunda bir yöne veya yere giden topluluk.
Diğer dillerde Yürüyen yıllık toplam anlamı nedir?
İngilizce'de Yürüyen yıllık toplam ne demek ? : moving annual total

Bu kısımda Yürüyü nedir? Yürüyü ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yürüyü tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yürüyü hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.