Yamı nedir, Yamı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yapılarda kullanılan yumuşak ak taş.

Yamı kısaca anlamı, tanımı

Yamı yumu : Eğri büğrü

Yamıcıkkırık : Topal, aksak.

Yamıç : Eğri, yamuk.

Yamığ yumuğ : Eğri büğrü.

Yamık : Eğik, bükük, çarpık. Ayağı bir yana eğik, çarpık (insan için). Basık. Antep çıbanı, genel olarak çıban izi. Eğri, çarpık. Yamuk.

Yamık yumuk : Eğri büğrü.

Yamıl yumul : Eğri büğrü.

Yamılmak : Eğrilmek, bükülmek, çarpılmak. Bir yana yaslanmak. Utanmak, sıkılmak: Küçük damadım sessizdir; önümden yamılarak geçer. Eğrilmek, çarpılmak. Yamulmak.

Yamıltmak : Eğriltmek.

Yamıncak : Keçeden bir çeşit yağmurluk, yamçı.

Yamır : Yağmur.

Yamırça : Bir çeşit geyik dağ keçisi.

Yamırlık : Kaput, palto.

Yamışgan : Dalkavuk.

Yamışık : Gelinin yüzüne örtülen örtü. (Tahtacı Burhaniye Balıkesir).

Yamışmak : Hafifçe eğilmek. İğreti oturmak. Yere yapışmışcasına çöküp oturmak. Yüklü eşek, yürümek istemeyip arka ayakları üstüne çöker gibi yapmak. Bütüıı ağırlığıyla yan gelip yaslanmak: Yirini rahat buldu da yamışıp galdı. Yıkılmak, devrilmek. Yere yapışırcasına, yüzü koyun yatmak, sinmek. Yapışmak, yassılıp durmak. Sözünde durmamak. Yalan söylemek.

Yamıtmak : Eğriltmek.

 

Yamız : Baldır. Omuz. Gövdenin yanı. Arkadaş, kardeş. Kıyı. Yan. Yamaç. Kalça. Eğim, eğiklik.

Yamızını yıkmak : Boynunu bükmek.

Yumuşak : Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla işlenebilen. Sessiz, hafif. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.

Diğer dillerde Yamaya karşı konak reaksiyonu anlamı nedir?

İngilizce'de Yamaya karşı konak reaksiyonu ne demek ? : graft versus host reaction