Yiyi nedir, Yiyi ne demek

Teknik terim anlamı:

Koku.

Yiyi ile ilgili Cümleler

  • Daha az yemek yiyip daha fazla egzersiz yapman gerekir.
  • “Üzülmek ne kelime efendiciğim, kendimi yiyip bitiriyorum.”
  • Ali bir hafif yiyici.
  • Önce ellerinizi yıkayın sonra yemek yiyin.
  • “Şimdi de mahalle bakkallığını mı yiyim yeri yaptın?”
  • Meyve yiyin!
  • Sıcakken yiyin.
  • Dondurmanızı erimeden önce yiyin.
  • Tom'un titiz bir yiyici olduğundan oldukça eminim.
  • Ali annesinin ölümünden sonra, ona kalacak mirası annesinin kumarda yiyip bitirdiğini öğrendi.
  • Tom'un yiyip yemediğini biliyor musun?
  • “Bekâr olduğumuza bir yiyelim de bin şükredelim.”
  • Bir boşluk kalbimi yiyip bitirmektedir.
  • Yiyip içiyorum.

Yiyi ile ilgili Atasözü veya Deyim

bir yiyip bin şükretmek : kötü durumda olanlara bakarak kendi durumunun değerini bilmek.

her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır : “herkesin kendine özgü bir çalışma yöntemi, bir iş yapma biçimi vardır” anlamında kullanılan bir söz.

kendini yiyip bitirmek : kendi kendini yemek.

yiyim yeri etmek (veya yapmak) : bir yeri kendi çıkarına kullanmak.

yiyip bitirmek : tüketmek onmaz duruma getirmek, yıkımına sebep olmak sürekli olarak tedirgin etmek, üzmek, hırpalamak.

yiyip içmek : karın doyurmak, beslenmek.

Yiyi tanımı, anlamı

Hazır yiyicilik : Hazır yiyici olma durumu

 

Sap yiyip saman sıçmak : Bir olaya kızıp ateş püskürmek. yararsız şeylerle uğraşmak.

Yiyi duymak : Koku almak, istişmam etmek; bir şeyler sezmek.

Yiyici ortam : Yenim yaratıcı özellikte olan ortam.

Yiyici özdek : Bulundukları ortamda, metal yüzeyleri yenime uğratan özdek.

Yiyici sıvı : Yenim yaratıcı özelliği olan ortam.

Yiyiciyara : Frengi. Kanser. [Bakınız: yenirce]. [Bakınız: yeyilme].

Yiyik : Hastalık.

Yiyilmek : (Yemek) yenilmek, bk. yeyılmak. [Bakınız: yinmek].

Yiyimci : Rüşvet alan. [Bakınız: yiyici]. Dolandırıcı.

Yiyimek : Kokmak, çürümek. Kokmak, teaffün etmek.

Yiyimsel : Lezzetli.

Yiyimsiz : İştahsız.

Yiyinmek : Yemek yemek.

Yiyinti olmak : Pohpohlamayla elindekini avucundakini yedirmek: Oğlum gözünü aç, aleme yiyinti olma.

Yiyir : Pis kokulu, pis.

Yiyirce göcen : Kokarca denilen hayvan, gelincik.

Yiyirin olmak : Bozulmak, kokmak.

Yiyisi : Yemek, yemeklik: İlk yazın yiyisileri çok kıt.

Yiyişmek : Birlikte yemek.

Yiyitmek : Kötü kokutmak. Kokutmak.

Yiyiverme : Yiyivermek işi.

Yiyivermek : Çabucak yemek.

Hazır yiyici : Önceden kazanılmış varlığı harcayan (kimse).

Yiyici : Yiyen. Rüşvet alan (kimse), mürtekip. Çok yiyen, obur.

Yiyicilik : Yiyici olma durumu, irtikâp. Yiyiciye yakışır davranış.

Yiyim : Yeme işi.

Yiyimli : Zevkle yenen.

Yiyinti : Yeme içme işi. Yiyecek, yenilecek, atıştırılacak şey.

Yiyintili : Lezzetli.

Yiyiş : Yemek işi.

Diğer dillerde Yiygen anlamı nedir?

İngilizce'de Yiygen ne demek ? : corrosive