You can türkçesi You can nedir
- Yapabilecekleriniz.
You can ile ilgili cümleler
English: Ali is a man you can rely on.
Turkish: Ali güvenebileceğin bir adamdır.
English: "Mum, may I borrow your nail polish?" "Yes, you can borrow it."
Turkish: "Anne, ojeni ödünç alabilir miyim?" "Alabilirsin."
English: "If you're not happy with your purchase, you can return it at any time." "Could I get that in writing?"
Turkish: "Alışverişinizden mutlu değilseniz, istediğiniz zaman iade edebilirsiniz." "Bu sözü yazılı olarak alabilir miyim?"
English: "I'll bring my dog along, so you can meet him." "What?! Don't you dare bring that animal here!"
Turkish: "Köpeğimi yanımda getireceğim böylece onunla tanışabilirsin." "Ne! Buraya hayvan getirmeye yeltenme!"
English: A fire can spread faster than you can run.
Turkish: Bir yangın senin koşabileceğinden daha hızlı yayılır.
You can ingilizcede ne demek, You can nerede nasıl kullanılır?
You : Size. Genellemelerde kullanılır. Siz. Seni. Sen. Sana. Sizi. Sizler.
Can : Ebilmek. -abilmek. Bilişim, ekonomi, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kayıt yapmak (ses ya da görüntü). Tutarlı ve yanaşık normal. Kimi uzlaşımlarda, ilgili olduğu veride yanlış bulunduğunu, verinin kullanılmaması gerektiğini göstermek üzere kullanılan bir güdüm damgası. Can. Makaraların korunması, saklanması, sıralanması için yerleştirildikleri amüminyum, paslanmaz çelik ya da yoğruktan, yassı ve yuvarlak kap. (ayrıca, bir makaralık film taşıdığından, makara gibi film uzunluk birimi olarak da kullanılır. bir kutu film, 35 mm'lik fimlerde, 1.000 ayaktır (yaklaşık 300 m). büyük göstericilerde, aygıtın üst ve altında yer alan, verici ve alıcı makaraların takıldığı, kapaklı yuva. Kasede kaydetmek. Edebilmek.
You can never know : Bilemezsin. Nereden bileceksin. Gelecekte ne olacağını kimse bilemez. Hiçbir zaman tahmin edemezsin. Asla bilemezsin. Hayat sürprizlerle dolu.
You can pick it up tomorrow : Yarın alabilirsiniz.
You can see for yourself : Kendin görebilirsin. Gerçeği kendin görebilirsin. Şüphe yok. Açıkça görebilirsin. Kendin bak istersen.
Before you can say knife : Hızla. Fırsat bulmadan. Soluk almadan. Birden.
Fast as you can : Mümkün olduğu kadar hızlı. Ticaret ve nakliye ile ilgili kullanılan ifade (hızlı sevkiyat ile ilgili olan). F.a.c.

Bu kısımda You can kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede You can ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce You can anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz You can ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.