Zonal fossil türkçesi Zonal fossil nedir

Zonal fossil ingilizcede ne demek, Zonal fossil nerede nasıl kullanılır?

Zonal : Bölgesel. Bölgeli. Bölgeye ait. Bölgelerle ilgili.

Fossil : Fosil. Köhne. Fosilleşmiş. Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Kalıntı. Eski kafalı. Taşıllaşmış. Fosilleşmek. Köhneleşmek. Taşıl.

Zonal axis : Bölgesel eksen.

Zonally : Sahalara göre. Bölgelere göre. Alansal. Kuşağa benzer olarak. Mıntıkalara göre.

Key fossil : Kılavuz fosil. Kısa bir süre yaşamış, evrimsel olaylarla çabuk değişmiş, çok sayıda geniş alanlara yayılmış olmasıyle, içinde bulunduğu katmanın yaşını belirtmeğe yarayan taşıl. Kılavuz taşıl. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Anahtar fosil.

İngilizce Zonal fossil Türkçe anlamı, Zonal fossil eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Zonal fossil ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acid rock : Ritminde ve sözlerinde psikedelik olaylara göndermeler içeren heavy rock müziği (1960'lı yıllarda ortaya çıkmıştır). Asidik kayaç. Asit kaya. Ekşitli kaya.

Additional support : Ek destek.

Abandon : Kendini kaptırmak. Yarıda kesmek. Başlı-başına koymak. Kesmek. Terk etmek. Yüzüstü bırakmak. Başından atmak. Bırakmak. Taşkınlık. El etek çekmek.

 

Advance per shift : Döneylik ilerleme.

Acetylene lamp : Karpit lambası. Asetilen lambası. Karpit ışıtacı.

Abandoned mine : Bırakılmış ocak.

Activated carbon : Etkin karbon. Etkin kömür. Aktif kömür. Emici kömür. Aktif karbon. Aktive edilmiş karbon. Etkinleştirilmiş karbon. Sudaki pisliklerin katı karbon tarafından absorbe edilmesi.

Advancing longwall : İlerleyen uzunayak.

Accident frequency : Kaza sıklığı.

Adit : Maden ocağı ağzı. Galeri. Giriş galerisi. Giriş. Yatay giriş galerisi. Yaklaşım iç yolu. Tünel. Maden galerisi. Giriş lağımı.

Zonal fossil synonyms : key fossil, actinolite, additional flotation, acid treatment, acidization, acid proof, advance heading.