Zırıncamak nedir, Zırıncamak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sızlanarak baş ağrıtmak, tedirgin etmek.

[Bakınız: zarıncamak].

Yılışmak, sırnaşmak, üstelemek.

Gönülsüz iş görmek, oyalanmak.

Ayak diremek, üstelemek.

Zırıncamak kısaca anlamı, tanımı

Zarıncamak : Sızlanarak baş ağrıtmak, tedirgin etmek. Acıdan inlemek, ah vah ederek yaşamak

Sırnaşmak : Sırnaşıkça davranmak.

Üstelemek : Bir düşünce veya istek üzerinde durmak, direnmek, ısrar etmek, tekit etmek. Bir isteği, bir buyruğu tekrarlamak, tekit etmek. Bir şeyin üstüne eklenmek, katılmak, inzimam etmek. Hastalık yeniden ortaya çıkmak, depreşmek, nüks etmek.

Oyalanmak : Oyalama işine konu olmak. Vakit geçirmek. Boşuna zaman harcamak. Beklemek.

Sırnaşma : Sırnaşmak işi.

Tedirgin : Rahatı, huzuru kaçmış, bizar.

Üsteleme : Üstelemek işi, tekit.

Yılışmak : Yapmacık davranışlarla hoş görünmeye çalışmak.

Oyalanma : Oyalanmak işi.

Ağrıtmak : Ağrımasına yol açmak.

Gönülsüz : Gönlü olmadan, isteksiz yapılan. Gönlü olmaksızın, istemeyerek.

Ağrıtma : Ağrıtmak işi.

Yılışma : Yılışmak işi.

Diremek : Bir şeyi dikine koymak, dayamak, durdurmak. Direnmek, karşı koymak, inat etmek, ısrar etmek.

Tedirgi : Bir dizge ya da denkleme uygulanan, onun niteliğini çok bozmadan biraz etkileyen etken. İkincil önemdeki etkenlerin, birincil görüngüde oluşturduğu, değişiklikleri hesaba katarak olayı tüm olarak betimleme.

 

Görmek : Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek. Çok değer vermek. Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak. Karşılaşmak, rastlaşmak. Bir işleme uğramak. Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak. Yanına gidip konuşmak. Gezmek. Almak. Anlamak, kavramak, sezmek. Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak. Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek. Ziyaret etmek. Saymak, herhangi bir şey gibi görmek. Vermek. Bir şeye erişmek. Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak. Sahne olmak, geçirmek. Yapmak, etmek. Takım arkadaşlarından en uygun olanına pas atmak.

Direme : Diremek işi.

Direm : Bir ağırlık ölçüsü, dirhem. Azıcık, bir parça. Tepemsi yüksek yer. Testi yapmakta kullanılan bir çeşit killi toprak. Arapça kökenli dirhem: dirhem; gram; bk. girem.

Yılış : Eğri, çarpık.

Üstel : Üstü olan.

Diğer dillerde Zırhlıbaşlılar anlamı nedir?

Almanca'da Zırhlıbaşlılar ne demek ? : panzerlurche