Üstalize nedir, Üstalize ne demek

Üstalize; Coğrafya alanında kullanılan bir terimdir.

Coğrafya'daki terim anlamı:

Her iki yarımyuvarda eşleksel alçak basınç alanından dönenceler yüksek basınç alanlarına doğru üstten ve alizelere ters yönde esen sürekli rüzgârlar, bk. alize.

Üstalize kısaca anlamı, tanımı

Üsta : Usta

Eşleksel alçak basınç : Güneş ışınlarının yılda iki kez dik ve öteki günlerde de dikeye yakın geldiği eşlek bölgesinde yer alan, kuzey - güney yönünde az çok oynarsa da, süreklilik niteliği taşıyan basınç bölgesi.

Sürekli rüzgarlar : Kalıcı alçak ve yüksek basınç alanları arasında esmeleri nedeniyle, süreklilik niteliği taşıyan hava devinimleri. bk. alize.

Yüksek basınç : Basınçölçerde 760 milimetre üstünde bulunan ve güzel havayı belirten hava durumu.

Alçak basınç : Barometrede 760 milimetre altında bulunan, kötü havayı işaret eden hava durumu.

Yarımyuvar : Yeryuvarının eşlek ya da bir öğlen çemberiyle bölündüğü iki eşit parça: kuzey, güney ya da batı, doğu yarımyuvarı.

Rüzgarlar : Bolu kenti, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Eşleksel : Ekvatoral.

Dönencel : Dönence ile ilgili.

Dönence : Yerküre üzerinde, güneş ışınlarının yılda iki kez dik açı ile geldiği, sıcak kuşağın kuzey ve güney sınırlarını oluşturan ve Ekvator'un 23° 27' kuzey ve güneyinden geçtiği varsayılan iki çemberden her biri, tropika.

 

İki yar : Birbirine zıt, düşman iki taraf.

Sürekli : Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî. Yumuşak. Uzun süreli olarak, daima.

Rüzgar : Havanın yer değiştirmesiyle oluşan esinti, yel, bad. Rüzgâr çizelgesinde hızı 17-21 deniz mili olan ve kuvveti 5 ile gösterilen esinti. Yemeniye benzer bir çeşit ayakkabı. Havayuvarında ayrımlı basınç altındaki yöreler arasında oluşan, yatay yönde, esiş yönü, süresi ve biçimleriyle ayrımlı hava devinimi. Zaman, devir. Dünya. Yel.

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

Üstten : Üstünkörü.

Basınç : Bir yüzey üzerine etkide bulunan gücün yüz ölçümü birimine düşen miktarı, tazyik.

Doğru : Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.

Alanı : Şeftali, kayısı, armut gibi meyvaların ceviz ve şeker karıştırılıp ipe dizilen ve güneşte kurutulan ezmesi.

Dönen : Üç yaşını bitirip dört yaşına basan tay, sığır. Evin banyo bölümü. (Akçaşar Yalvaç Isparta).

 

Eşlek : Ekvator. Yeryuvarı özeğinden, yer eksenine dik geçen düzlemin yeryuvarı ile arakesiti olan ve yeri iki eşit yarımyuvara bölen çember. Yer merkezinde dönme eksenine dik olan düzlemin yeryuvarlağı ile arakesiti, kimi zaman eşlek çemberi denir. [Bakınız: eşlek uzayı].

Diğer dillerde Üstalize anlamı nedir?

İngilizce'de Üstalize ne demek ? : anti-trade wind