Eşleksel alçak basınç nedir, Eşleksel alçak basınç ne demek

Eşleksel alçak basınç; Coğrafya alanında kullanılan bir sözcüktür.

Coğrafya'daki terim anlamı:

Güneş ışınlarının yılda iki kez dik ve öteki günlerde de dikeye yakın geldiği eşlek bölgesinde yer alan, kuzey - güney yönünde az çok oynarsa da, süreklilik niteliği taşıyan basınç bölgesi.

Eşleksel alçak basınç anlamı, kısaca tanımı

Alça : Alın. Ayakkabı kalıplarının ön tarafına konulan üç köşeli mukavva, vaketa veya meşin parça. Erkeğin nişanlısına verdiği hediye. Erik. Kalıpları ayakkabıya uydurmak amacıyla kalıpların üzerine konulan meşin parçalar. (Aksaray Niğde) (alçı) : (Ankara)

Eşlek : Ekvator. Yeryuvarı özeğinden, yer eksenine dik geçen düzlemin yeryuvarı ile arakesiti olan ve yeri iki eşit yarımyuvara bölen çember. Yer merkezinde dönme eksenine dik olan düzlemin yeryuvarlağı ile arakesiti, kimi zaman eşlek çemberi denir. [Bakınız: eşlek uzayı].

Alçak : Yerden uzaklığı az olan, yüksek karşıtı. Kısa (boy). Bile bile en kötü, en ahlaksızca davranışlarda bulunan, aşağılık, soysuz, namert, rezil, hain. Aşağıda olan, yüksek olmayan (yer).

Alçak basınç : Barometrede 760 milimetre altında bulunan, kötü havayı işaret eden hava durumu.

Bası : Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi, tab, edisyon.

 

Basın : Gazete, dergi gibi belirli zamanlarda çıkan yazılı yayınların bütünü, matbuat. Bu tür iş yerlerinde görevli kimselerin tümü.

Basınç : Bir yüzey üzerine etkide bulunan gücün yüz ölçümü birimine düşen miktarı, tazyik.

Eşleksel : Ekvatoral.

Süreklilik : Sürekli olma, kesintisiz olarak sürüp gitme durumu, devamlılık.

Sürekli : Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî. Yumuşak. Uzun süreli olarak, daima.

Taşıyan : Çek, ödek ve benzeri tecim belgitlerinden kendisine verilmiş ve aktarılmış bulunanların iyesi olan kişi.

Az çok : Bir parça.

Kuzey : Sağını doğuya, solunu batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, şimal, güney karşıtı. Yıldız. Bulunduğu noktaya göre kuzeyde kalan yer.

Yakın : Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan. Uzak olmadan. Aralarında sıkı ilgi bulunan. Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba. Benzeyen, andıran, yaklaşan. Uzak olmayan yer. Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan.

Öteki : Diğeri, öbürü. Öbür, diğer. Sözü edilen veya benzer iki nesneden önem ve konum bakımından uzakta olan. Mevcut kültürün içinde dışlanmış olan.

Güney : Solunu doğuya, sağını batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, cenup, kuzey karşıtı. Denizli iline bağlı ilçelerden biri. Lodos. Güneş gören yer.

Sürek : Süren, devam eden zaman. Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü. Hızlı süren, hızlı giden.

Nitel : Nitelik bakımından, nitelikle ilgili, kalitatif.

Diğer dillerde Eşleksel alçak basınç anlamı nedir?

İngilizce'de Eşleksel alçak basınç ne demek ? : equatorial low-pressure