Imbibing türkçesi Imbibing nedir

Imbibing ingilizcede ne demek, Imbibing nerede nasıl kullanılır?

Imbibition : İçme. Emilme, sıvının katı madde tarafından emilmesi. İmbibisyon. İmbikleme. Massetme. Alma. Emme. Embibisyon. İçine alma.

Imbibitional : İçine alma ile ilgili. Alma ile ilgili. İmbikleme ile ilgili. İçme ile ilgili. Emme ile ilgili.

Imbibitions : İçine alma. İmbikleme. İçme. Alma. Emme.

Bile imbibition : Ölümden sonra safranın, safra kesesi dışına sızarak dokuları sarımsı renge boyaması. Safra imbibisyonu.

Generalized imbibition : Vücudun tüm doku ve sıvılarının hemoglobinle boyanması. sadece ölü dölütte biçimlenir. Genel imbibisyon.

Imbibes : Kapmak. İçine çekmek. Soğurmak. Massetmek. Öğrenmek. Emmek. İçmek. Özümsemek. Kafa çekmek.

Imbibe : Massetmek. Özümsemek. Öğrenmek. İçine çekmek. Kapmak. İçmek. Emmek. Soğurmak. Kafa çekmek.

Imbitter : Ekşitmek. Acılaştırmak.

Imbibers : Kafayı çeken kimse. Emen veya içine çeken şey. Alkol içen kimse.

Climbing : Tırmanış. Dağcılık. Çıkma. Tırmanma. Tırmanıcı. Tırmanan. Kendine özgü araçlarda, vücudu, kollarla yardımlı yardımsız çekerek yukarı doğru yer değiştirme. Artış.

İngilizce Imbibing Türkçe anlamı, Imbibing eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Imbibing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Internalizing : Özümlemek. Benimsemek.

Drinking : İçen. Gereken şekilde. İçki alışkanlığı. İçki içmek. İçki. Kafayı çekme. İçki içme. İçme.

Acquaint oneself with : Bilgi edinmek. Aşinalık peyda etmek. Haberdar olmak. Tanıma. Tanımak. Muttali olmak.

Sucked : Elde etmek. Su yerine hava çekmek (tulumba). Sağlamak. Emilmiş. Çekmek. Özümlemek. Nefes çekmek. Sızdırmak.

Boose : Sarhoş olmak. Kafayı çekmek. İçki içmek. Karga korkuluğu. Alkol almak.

Gulping : Yutmak. Bastırmak. Yutkunmak. Yutma. İçine atmak. Soluğu kesilmek. Küçük dilini yutmak. Boğazı düğümlenmek.

Assimilate : Benimsemek. Benzemek. Benimsenmek. Özümsenmek. Özümlemek. Sindirmek. Hazmetmek. Asimile etmek. Benzetmek. Uydurmak.

Ingestion : İngesyon. Alınım. Bir nesnenin ağızdan alınması. Mideye indirme. Yeme. Besin maddesinin hücreye alınması ya da yutak ve yemek borusu yolu ile ağızdan mideye geçmesi. ingesyon. Emme. Yutma. Besin maddesinin hücreye alınması veya yutak ve yemek borusu yoluyla ağızdan mideye geçmesi, ingesyon.

Clutched : Güç. El çantası. Tutmak. Yakalama. Kavramak. Yakalamaya çalışmak. Debriyaj. Sıkıca tutmak. Yakalamak.

Imbibing synonyms : imbibed, ingulf, imbibe, ingests, fasten on, acquaint oneself, drank, ingesting, consumption, eliciting, absorbs, swilling, uptake, guzzling, internalises, adsorbs, find out, ascertaining, indulges, assimilating, elicits, catch on, ascertains, get the hang of, carouses, ingulfing, drink, elicited, have a drink, internalising, glom, acquaint oneself with something, catch.