Drinking türkçesi Drinking nedir
Drinking ile ilgili cümleler
English: After drinking all night, Bob was dead to the world.
Turkish: Bütün gece içtikten sonra, Bob deliksiz uyudu.
English: Ali and his friends are in the next room singing drinking songs.
Turkish: Ali ve arkadaşları yan odada içki şarkıları söylüyorlar.
English: Acid rain in drinking water affects human health.
Turkish: İçme suyundaki asit yağmuru insan sağlığını etkiler.
English: Ali accused Mary of drinking like a fish.
Turkish: Ali Mary'yi sünger gibi içmekle suçladı.
English: Ali and I are drinking buddies.
Turkish: Ali ve ben içki arkadaşlarıyız.
Drinking ingilizcede ne demek, Drinking nerede nasıl kullanılır?
Drinking blood : Atılgan ve güçlü insanlarla hayvanların kanlarını içerek onlara özgü özelliklerin edinileceğine ilişkin gelenek, bk. kurban, krş. kurban taşı. Kan içme.
Drinking bout : Çilingir sofrası. İçki alemi.
Drinking cup : Kadeh. Su bardağı. İçme kabı.
Drinking fountain : Fıskiyeli çeşme. Suyu düzgün bir şekilde fışkırtarak içilmesini kolaylaştıran çeşme. Musluk. Su çeşmesi. Çeşme.
Drinking glass : Bardak. İçki kadehi.
Sham drinking : Atların sancılarında olduğu üzere hayvanın içme suyuyla sürekli olarak ve adeta oynarcasına içiyor gibi yapması. Yalandan içme.
Abandon oneself on drinking : Çok fazla alkol içmek (kendini içkiye vermek). İçki bağımlısı haline gelmek.
Fluoridation of drinking water : Diş çürümelerini azaltmak için içme suyuna florür ilave etme.
Drinking horn : Boynuzdan yapılmış kadeh. Boynuz kadeh.
Abstain from drinking : İçkiden uzak durmak. Alkol içmekten çekinmek. İçmekten kaçınmak.
İngilizce Drinking Türkçe anlamı, Drinking eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Drinking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Boose : Karga korkuluğu. Alkol almak. Kafayı çekmek. Sarhoş olmak.
Ingestion : Mideye indirme. Emme. Besin maddesinin hücreye alınması ya da yutak ve yemek borusu yolu ile ağızdan mideye geçmesi. ingesyon. İngesyon. Alınım. Besin maddesinin hücreye alınması veya yutak ve yemek borusu yoluyla ağızdan mideye geçmesi, ingesyon. Yeme. Bir nesnenin ağızdan alınması. Midesine indirmek.
Imbibe : İçine çekmek. Emmek. Massetmek. Öğrenmek. Kapmak. Soğurmak. Özümsemek. Kafa çekmek.
Imbibed : Kapmak. Emmek. Massetmek. Özümsemek. Kafa çekmek. İçine çekmek. Soğurmak. Öğrenmek.
Dispose of : Yok etmek. Bırakmak. İmha etmek. Devretmek. Yemek. Elden çıkarmak. Kullanmak. Satmak. Yerleştirmek (belirli bir düzene göre). Bertaraf etmek.
Crapulence : Akşamdan kalmalık. İçkiye aşırı düşkünlük. Akşamdan kalma oluş. Ayyaş. Mide fesadı. Sarhoşluk.
Imbibition : Massetme. Embibisyon. Alma. Emilme, sıvının katı madde tarafından emilmesi. Emme. İçine alma. İmbibisyon. İmbikleme.
Get liquored up : Sarhoş olmak.
Carouse : Cümbüş yapma. Alem. Nuş etmek. Kafayı çekmek. İçki alemi. Nuş. İçki alemi yapmak. İçki alemi yap.
Drinking synonyms : intake, guzzling, blooze, hooch, consumption, indulges, intemperateness, drink, bevvy, intemperance, drunkenness, alcoholic drink, libations, swilling, uptake, carouses, have a wet, caroused, alcohols, grogs, carousing, drank, swigs, imbibing, have a drink, hooches, swig, imbibitions, alcohol, imbibes, gulping, potations, juice.
Drinking ingilizce tanımı, definition of Drinking
Drinking kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of one who drinks. The act of imbibing.

Bu kısımda Drinking kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Drinking ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Drinking anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Drinking ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.