Imbricate structure türkçesi Imbricate structure nedir

  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Dam kiremitleri gibi yerleşmiş, çok sayıda birbirine koşut bindirmeli yapı.
  • Bindirmeli yapı.
  • Pulsu yapı.

Imbricate structure ingilizcede ne demek, Imbricate structure nerede nasıl kullanılır?

Imbricate : İmbrikat. Üst üste bindirmek. Balık sırtındaki pullar ya da çatı kiremitleri gibi üst üste binmiş yapılar.

Structure : Kayaç kütlelerinin kıvrılma, kırılma gibi biçim değiştirme olayları ve iç itim sonucu birbirleriyle ilgili durumları. Bilgisayar, coğrafya, fizik, kimya, gramer, tiyatro, sosyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Yapılandırmak. Duvarlar ya da sütunlar üstüne oturtulmuş bir çatısı bulunan, insanların, hayvanların ve malların barınması ya da başka gereksinmeleri karşılamaları amacıyla yapılmış; bir yapıtasarcılık ürünü. Planlamak. Öğecik ile özdeciklerin, eksicik ya da öğeciklerden oluşma biçimi. Yapı. Biçimlendirmek. İçyapı. İnşaat.

Imbricated : Üst üste bindirilmiş. Birbiri üstüne binen kenarları olan (çatı kiremitleri gibi). Katmerli. Üstüste binmiş. Üst üste konulmuş. Birbiri üstüne gelen bölmeler halinde örtülmüş. Üst üste konmuş.

Acicular structure : İğnemsi yapı.

Aircraft structure : Uçak yapısı. Uçağın dış çemberi. Uçağın gövdesi.

 

Amorphous structure : Amorf yapı. Biçimsiz yapı.

İngilizce Imbricate structure Türkçe anlamı, Imbricate structure eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Imbricate structure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acrozone : Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Uç kuşağı. Menzil zonu.

Alkali rocks : Alkali kayaç. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaçlar.

Absolute chronology : Salt çağbilimi. Mutlak kronoloji. Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi.

Aggregats : Topluluk. Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.

Alcalic fumarole : 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Alkali tüten.

Abysal environment : 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı. Derin ova.

Algonkian : Alkongien. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Bir prekambriyen sistemi. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Algonkiyen.

After shock : İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Art sarsıntı. Artçı şok. Artçı sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra).

Agricultural geology : Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarımsal jeoloji. Tarım yerbilimi.

Adjacent rock : İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç. Yantaş.

Imbricate structure synonyms : absolute age, abyss, advance of aglacier, adventive cone, acid fumarole, abrasive power.